☃️ Milli Kültür Ile Ilgili Şiirler

15 TEMMUZ ŞEHİTLER MARŞI. Temmuzun onbeşi şehitler ölmez. Bu millet liderinin sözünden dönmez. Türkiyem haini asla affetmez. Düğün niyetiyle biz ölüme gideriz. Durmak yok bizlere Şiirlerin"Milli kültür" ile ilgili alakalı olup olmadıkları sistem tarafından otomatik belirlenip içinde aradığından konu dışı bazı şiirler listelenebilir. Milli kültür ile ilgili " 2 " şiir aşağıdadır. Bayramlar-milli kültürün tarifi (5 ocak adananın kurtuluşu) yarsuad. Dinisi ayrı, Millisi ayrı; Güzel Müze tarih, sanat, kültür ve bilim ile ilgili olan tüm eserlerin halka gösterilebilmesi için toplandığı ve sergilenmiş olduğu yerdir. Eski Eser; anıt, kalıntı ve belgelere verilmekte olan isimdir. Eski eserler genellikle bizlere geçmişteki insanların inançları, yaşayışları, düşünme tarzları ve yetenekleri ile ilgili Son Dakika Gündem Haberleri - İstanbul Fethi ile ilgili şiirler için araştırmalar başladı. İstanbul'un fethinin 569. yılı 29 Mayıs’ta kutlanacak. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u 26.10.2021 · 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile İlgili Şiirler; 29 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhuriyet yönetimini ilan etmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta kutlanan bir millî bayramdır.Bizde bu yazımız da sizler için 29 Ekim gününe özel en anlamlı şiirleri bu Eski Türklerde Kültür ve Sanat. tarafından Altayli Tarihinde Eki 13, 2018. “Bizim milletimiz derin bir maziye sahiptir. Bu düşünce bizi elbette altıyedi asırlık Osmanlı Türklüğünden çok, asırlık Selçuk Türklerine ve ondan evvel bu devirlerin her birine eşit olan ne büyük Türk devletlerine kavuşturur.”. Mustafa Kemal MilletlerarasıNasreddin Hoca Sempozyumu Bildirileri, Kültür Bakanlığı Halk Kültürünü Araştırma Dairesi Yayınları, Ankara, Ankara Üniversitesi Basımevi, 15-17 Mayıs 1989, “Çin Halk Cumhuriyeti ve SSCB’nde Nasreddin Hoca İle İlgili Tespitler”, s.249-266. VakıfBank Kültür Yayınları ’nın (VBKY) yayımladığı “Büyüklerle Yeniden Nasrettin Hoca ”, sözlü anlatı geleneğimizin ve milli kültürümüzün önemli isimlerinden Nasrettin Söz, ses ve ahengin meydana getirdiği tinsel koroya yer yer mimari de eşlik ediyor: “Şehri şairler söyler mimarlardan önce / Temelinde mısralar ışır üstünde taş”. (Şehri Suya MilliKültür Yazısı Kısaca. Ülkelerin kendilerine ait maddi ve manevi değerlerin bütünlüğünü oluşturan değerlere milli kültür denir. insanların yaşadıkları yere göre kültürlerinde farklılık gözlemlersiniz. Toplum içersinde bilgi, yaşam, tarz, örf ve adetler ile birlikte sosyal hayatlarında tarzlarını ifade eder 2days agoİyiliği emrederler, kötülükten alıkoyarlar, namazı kılarlar, Zekâtı verirler. Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah, Aziz’dir EskiTürk Şiiri ve Özellikleri. 1. İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI. İslamiyet öncesi Türk edebiyatı, milattan önceki yıllardan başlayarak Türklerin İslamiyet’i kabul ettiği XI. yüzyıla kadar süren bir edebiyattı. Bu uzun dönemin, Göktürkler’e ait anıtların ortaya konduğu MS VIII. yüzyıla kadar olan bölümü CY0PbYf. Milli Edebiyat döneminde coşku ve heyecanı dile getiren metinlerin şiirlerin genel özellikleri şunlardır Toplum için sanat anlayışına uygun “sade dil ve hece ölçüsüyle” milliyetçi şiirler yazılmıştır. Şiir dili olarak İstanbul Türkçesi esas alınmış ve şiirler sade bir Türkçeyle yazılmıştır. Halk şiiri kaynak olarak benimsenmiş ve hece ölçüsü kullanılmıştır. Milli kültür ve milli tarihle ilgili konular ele alınmıştır. İmgelere çok başvurulmamış, kullanılan imgelerin ise kolay anlaşılır olmasına dikkat edilmiştir. “Türkçeye, Türk dil bilgisi hâkim olacaktır.” görüşü savunulmuştur. Tam ve zengin uyağın yanında yarım uyak da kullanılmıştır. Duygudan ziyade fikir ön plandadır. Eserler didaktiktir. Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul gibi şairlerin “sade dil ve hece ölçüsüyle” yazdıkları milliyetçi şiirlerin dışında 1911-1923 yılları arasında yaşayan şairler “saf öz şiir”ler Ahmet Haşim, Yahya Kemal ve manzum hikâyeler Mehmet Akif de yazmışlardır. Saf öz şiirde “her şeyden önce güzel şiirler yaz­mak” amacı vardır. Sese, musikiye, söyleyiş ve şekil mükemmelliğine önem verilir. Bundan dolayı şiirdeki sözcükler değiştirilemez veya atılamaz. Bireysel temalar aşk, gurbet, ölüm vb. işlenir. Daha çok sembolist şairler­den etkilenilmiştir. Manzum hikâyelerde toplumsal sorunlar işlenmiş, halkın yaşayışı ve değerleri anlatılmıştır. Günlük konuşma diline ve halk söyleyişlerine, deyim ve atasözlerine yer verilmiştir. Manzum hikâyeler, belli bir olaya dayalı şiirlerdir. Bu şiirlerde aruz ölçüsü kullanılmıştır. Tür özellikleri bakımından mesneviyle benzerlik gösterir. Ziya Gökalp çevresinde sade bir dille ve hece vezni ile yazılan bir şiir hareketinin oluşmasında ve gelişmesinde, “Genç Kalemler” dergisi önemli bir işlev görmüştür. O dönemde “Genç Kalemler” dergisinde “Yeni Lisancılar” olarak bilinen şairler sade bir dille ve hece ölçüsüyle şiirler yazmışlardır. Ali Canip Yöntem, Ömer Seyfettin ve onlara sonradan katılan ama etkisi daha büyük olan Ziya Gökalp’in öncülüğünde yeni bir edebiyat, yeni bir dil ve yeni bir şiir anlayışı kendisini hızla kabul ettirmiştir. Ziya Gökalp’in; Aruz sizin olsun hece bizimdir, Halkın söylediği Türkçe bizimdir; Leyi sizin, şeb sizin, gece bizimdir, Değildir bir mana üç ada muhtaç. dizeleriyle özetleyerek ortaya koyduğu bu anlayış, artık bir ilke haline gelmiş; hece ölçüsüyle şiir yazmak, aruzla şiir yazan şairleri de etkileyecek şekilde edebiyatta yer etmiştir. O döneminde bu anlayışla şiir yazan şairler arasında, Ali Canip Yöntem, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Celal Sahir Erozan, Necmettin Halil Onan, Halide Nusret Zorlutuna, Şükûfe Nihal ile Beş Hececiler olarak bilinen Yusuf Ziya Ortaç, Enis Behiç Koryürek, Faruk Nafiz Çamlıbel, Orhan Seyfi Orhon, Halit Fahri Ozansoy sayılabilir. Ziya Gökalp çevresinde gelişen bu şiirlerin özelliklerini şöyledir Sade bir dil kullanılmıştır. Hece vezni kullanılmıştır. Halk şiirinden yararlanılmıştır. Halkın ve ülkenin sorunları işlenmiştir. Öğretici niteliği ağır basan şiirler yazılmıştır. Milliyetçilik ve Türkçülük fikrini işleyen, millî coşkuyu artırı­cı nitelikte şiirler yazılmıştır. Şiirlerde yalnız dörtlük değil, değişik dize kümeleri kullanıl­mış, Batı edebiyatı kaynaklı nazım şekillerinden yararlanılmıştır. Millî Edebiyat döneminin etkili olduğu yıllarda Yahya Kemal ve Ahmet Haşim başta olmak üzere saf öz şiir anlayışına uygun şiirler yazan sanatçılar vardır. Bunlar dönemin yaygın anla­yışı olan hece vezniyle, yalın bir dille, devrin gerçeklerini, hal­kın sorunlarını dile getiren şiirler yazmak yerine, sanat değeri yüksek saf öz şiire yönelmişlerdir. Bu iki şair, Yeni Lisancılar ola­rak bilenen şairlerden ayrı bir yol izler. Hece vezninin yaygın biçimde kullandığı bu dönemde onlar aruzla şi­ir yazmayı sürdürür. Ahmet Haşim’e göre şiir, nesre çevrilme olanağı bu­lunmayan nazımdır; şiir musiki ile söz arasında, söz­den çok musikiye yakın, ortalama bir dildir. Fecr-i Âti topluluğundan gelen Ahmet Haşim, ”sanat için sanat” anlayışıyla şiirler yazar. Amacı saf ve güzel şiirler yaz­maktır. Onun şiirleri, hiçbir şeyin aracı değildir. Yahya Kemal ise şiirin, nesirden bambaşka bir nitelik­te, musikiden başka türlü bir musiki olduğu görüşün­dedir. Batı’da gördüğü “parnasizm” akımından etkilen­miş ve bu anlayışla, divan şiiri anlayışıyla modern şii­rin söyleyiş özelliklerini birleştirerek bir sentez oluştur­muştur. Sade dille ve yeni nazım biçimleriyle yazdığı şiirlerinde de yine biçim kusursuzluğuna, yapmacıksız ve sağlam bir anlatıma önem vermiştir. Bu anlayışın temsilcisi Mehmet Akif’tir. Şair, yaz­dığı şiir ve manzumelerde halkın dinî ve millî değerle­ri, yaşama tarzı üzerinde durur. Millî Edebiyat yılların­da Mehmet Akif, daha önce Tevfik Fikret’te gördüğü­müz ”nazmı nesre yaklaştırma” anlayışını sürdürüp geliştirmiştir. Şiirde Tevfik Fikret’ten devraldığı ”ger­çekçiliği” geliştirmiş, ”hayal ile alışverişi olmadığını, her ne demişse görüp de söylediğini, en beğendiği mesleğin hakikat olduğunu” bildirmiştir. Manzumele­rinde halkın yaşama biçimini gerçekçi biçimde yansıt­mıştır. Mehmet Akif, Halkın yaşamını yansıtmasına kar­şın, hece ölçüsünü değil, aruz veznini kullanmıştır. Şimdi anlat bakalım, neydi senin hastalığın? - Nezle oldun sanırım, çünkü bu kış pek salgın, - Mehmed Ağa’nın evi akmış. Onu aktarmak için Dama çıktım, soğuk aldım, oluyor on beş gün. Ne işin var kiremitlerde a sersem desene İhtiyarlık mı nedir, şaşkınım oğlum bu sene. Hadi aktarmıyayım… Kim getirir ekmeğimi? Oturup kör gibi, nâmerde el açmak iyi mi? Kim kazanmazsa bu dünyâda bir ekmek parası Dostunun yüz karası; düşmanının maskarası! Bu dizeler Türk edebiyatında manzum hikâye türünün en başarılı örneklerini veren Mehmet Akif’in Seyfi Ba­ba şiirinden alınmıştır. Bu dizelerde şairle Seyfi Baba’nın arasında geçen diyaloglar yer almaktadır. Şiirde gerçeklik duygusu ön plandadır. Mehmet Akif, bu şii­rinde de gördüğünü, yaşadığını anlatmıştır. Mehmet Akif’in toplumu bilinçlendirme, ona mesaj verme çaba­sı da özellikle son beyitte açıkça görülmektedir. Yuka­rıdaki dizelerde yalın ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır. Şi­ir aruz vezni ve beyit nazım birimiyle yazılmıştır. Nihayet millî bir edebiyatın oluşumunu isteyen şairle­rin bu dağınıklığını ortadan kaldırmak, onların çalışma­larını birleştirmek için 1917′de ”Şairler Derneği” adın­da bir dernek kurulmuştur. Ancak üyeleri arasında farklı edebiyat anlayışına sahip sanatçıların tam anla­mıyla bir birlik oluşturmaları imkânsızdı. Nitekim top­lantı yeri Türk Ocağı binası, yayın organı da Servet-i Fünûn olan dernek, üyelerini istedikleri sanat anlayışı­nı benimsemekte serbest bıraktı. Onlardan sadece ”konuşma dilinin ve hece ölçüsünün kullanılmasını” is­teme kararını aldı. Kuruluşundan başlayarak bütün edebî hareketlere sayfalarını açan Servet-i Fünûn’un da harekete katılması ve özellikle Yeni Mecmua 1917, Büyük Mecmua 1919 gibi dergilerin sürekli yayınlarıyla şiirde dil ve vezin birliği Cumhuriyetin ila­nından önce tamamıyla sağlanmış olur. “Halka doğru” gitmek isteyen aydının, halkla anlaşma ve aradaki uçurumu doldurma çabası, ortaya ilk olarak ”dil” sorununu çıkarmıştır. Böylece, ta Tanzimat edebi­yatından beri zaman zaman üzerinde durulup da bir türlü gerçekleştirilemeyen ve Şinasi’nin deyişiyle “bü­tün halkın kolaylıkla anlayabileceği yolda” yazma, ya­ni konuşma dilini yazı dili yapma davası bu devirde ke­sin olarak benimsenmiştir. Bu dava, Selanik’te Ömer Seyfettin, Ali Canip ve Ziya Gökalp tarafından çıkarılan Genç Kalemler Nisan 1911 dergisinde “Yeni Lisan” adıyla ileriye sürülmüş ve “Millî Edebiyat”ın “millî lisan”dan doğabileceği görüşü savunulmuştur. Yalnız sözde kalmayıp başarılı örneklerle de desteklenen bu hare­ket kısa bir zamanda tutunmuş ve bütün 20. yüzyıl Türk edebiyatının ayırıcı niteliği olmuştur. Bu bakım­dan, 1911 yılını, ”Millî Edebiyat” akımının olduğu kadar 20. yüzyıl Türk edebiyatının da başlangıç tarihi olarak kabul etmek mümkündür. aşk böcüğüZiyaretçi 2 Kasım 2010 Mesaj 1 Milli kültür ile ilgili akrostiş şiir bulabilir misiniz? EN İYİ CEVABI Misafir verdi Mahvettik kısaltmalarla dilimizi İsimimizi,geçmişimizi,gelecegim izi Lal ettik,kör ettik,unuttuk dilimizi Luzumsuz kelimelerle geçirdik günlerimizi İsmimizi bile bozduk,kendimizi bozdugumuz gibi Kültürümüzü yozlaştırtık,yok ettik Ülkemizde bize ait kelimeleri yuttuk körelttik Lal ettik,kör ettik,unuttuk dilimizi Türkçemizden daha güzel bir dil mi var? Ülkemizden daha güzel bir yer mi var? Ruhumuzu,benliğimizi boşuna eksiltmeye luzum mu var? Son düzenleyen Safi; 6 Şubat 2017 0358 MisafirZiyaretçi 14 Mart 2011 Mesaj 2 M adem amaç yaşamak,koru o zaman kültürünü İ nanma yanlış sözlere,doğru yoldan yürü L akin başkasına karışma,demokrasiyi bozma L imansız gemiler gibi savrulma,al eğitimini,düzgün yaşa İ simleri,tarihleri öğren ve sakın unutma K oru dilini,yabancı kelimeleri Türkçe'ye sokma Ü lkenin ekonomisini sarsacak yanlışlar yapma L ambalar gibi aydınlat etrafı,yüzkaramız olma T ürk'üm demek kolay değil,adam gibi yaşa Ü lkeni koru,saygılı ol sanatçıya R esmen adam gibi adam desinler,çık karşılarına Türk gencini görsünler Son düzenleyen Safi; 9 Mart 2016 0057 MisafirZiyaretçi 30 Mart 2011 Mesaj 3 Milli olun milli davranın dediler İnsanları okullarda eğittirler Laik olun Laik davranın dediler İnsanları mutlulukla güldürdüler Konuşmamız aynı Üstümüz aynı Laik yaşıyoruz hepimiz ayrı ayrı Temiz insanlara mutluluklar gayrı Üstelen sen dilini kurulunu Rahmet eyle vatanını yurdu Son düzenleyen Safi; 9 Mart 2016 0059 MisafirZiyaretçi 10 Mayıs 2011 Mesaj 4 Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir. Mahvettik kısaltmalarla dilimizi İsimimizi,geçmişimizi,gelecegim izi Lal ettik,kör ettik,unuttuk dilimizi Luzumsuz kelimelerle geçirdik günlerimizi İsmimizi bile bozduk,kendimizi bozdugumuz gibi Kültürümüzü yozlaştırtık,yok ettik Ülkemizde bize ait kelimeleri yuttuk körelttik Lal ettik,kör ettik,unuttuk dilimizi Türkçemizden daha güzel bir dil mi var? Ülkemizden daha güzel bir yer mi var? Ruhumuzu,benliğimizi boşuna eksiltmeye luzum mu var? Son düzenleyen Safi; 9 Mart 2016 0101 MisafirZiyaretçi 19 Nisan 2012 Mesaj 5 Milletler aynı kültürlerden İnsanların insanların oluşturdukları toplumdur. Laik bir ülke için Lazım gelen yapılmalı İnsanlarla birlikte aşarız tüm zorlukları Kkültürümüze sahip çıkarak Ülkemizi yükseltelim Laik Atatürk cumhuriyetine Tarihden bir sayfa açalım Ülkemizi korumak için Rahat adımlarla koşalım.... Son düzenleyen Safi; 9 Mart 2016 0101 MisafirZiyaretçi 4 Mayıs 2012 Mesaj 6 Milli kültürü koruyalım İçine yabancı dil katmayalım Lakin türkçe güzeldir Lal edelim türkçeyi İngilizceyi katmayalım türkçenin arasına Karabiber ile patlıcanı hemen yiyelim büyüyelim Üzümün çekirdeğini atmayalım Limonlar ekşidir Tiramisular güzeldir Üzüm bağını kopartma Rana'ya bişey yapma Son düzenleyen Safi; 9 Mart 2016 0103 Blaxis38Ziyaretçi 7 Nisan 2014 Mesaj 7 Mahfettik dilimizi İncelttik sözcükleri Lafları kısalttık Lüzumsuz yerlerde kullandık İp gibi kısalttık Kaybettik kültürümüzün kimliğini Ülkemizin kimliğini Lafları kısalttık Tekrar geleceğini zannederek Ülkemizin değerinin gittiğini Ruhumuz bile duymadı Mehmet Emin EKİZ Son düzenleyen Safi; 9 Mart 2016 0104 MisafirZiyaretçi 27 Ekim 2015 Mesaj 8 Kültürümüz güzelleştirir bu ülkeyi. Ülkemiz her zaman güzel Laleler, güller, menekşeker Türküler şarkılar düğünler Ülkemizde işte bu güzellikler Renkli renkli çiçekler ŞİİRİ TAMAM KENDİ YAZDIM Son düzenleyen Safi; 9 Mart 2016 0105 Milli kültürümüze sahip çıkalım İğneden ipliğe geleceğe aktaralım Lüzumsuz yabancı kelimeler yerine Lisanımıza yeni kelimeler katalım İçimizdeki özümüzü koruyalım Kitap, gazete, dergi okuyalım Ülkemizin tarihini, örf ve adetlerini öğrenelim Lazım olan okumaktır sadece Tarihimizi, kültürümüzü, değerlerimizi tanımak için Ülkemizi gelecek kuşaklara daha iyi aktarabilmek için Renk katalım hep birlikte Yazar F. Kamacı Milli kültürümüzü koruyalım İçindeki değerlere sahip çıkalım Lisanımıza yabancı kelimeler katmayalım Lisanımızı gelerek kuşaklara aktaralım İsimleri, tarihleri iyi öğrenelim Kültürel mirasımızı koruyalım Ülkemizin değerlerine sahip çıkalım Lütfudur atalarımızın bize Tarihi, kültürü, milli değerleri bilmek Üzerimize düşen görevi yerine getirerek Rengarenk kültürümüzü yaşatalım Yazar 7. sınıf D. Kamacı Kültür her ülkede önemlidir Ülkemizi hep zenginleştirir Layığıyla yerine getirilir Türk milleti kültür ile değerlidir Ülkelerdeki bu kültürler Rabbimiz tarafından hediyedir… Koru Atandan kalan vatanınını,milletini Ülkene sahip çık verme kültürel değerlerini. Lisanına sokma yabancı kelimeleri. Türkçeni değişme başka dillere Üzerine düşen görevi yap sende Refah ve faziletimize sahip çıkalım hep birlikte. Kültür önemlidir yıldız gibi Ülkeleri geliştirir şimşek gibi Lale karanfil tıpkı bi elmas gibi Tarihten beri ışık saçan kültürümüz Ülkeleri utandıran görüşümüz Rize ardahan bursa yerleri biliriz biz onla Kültürümdür varlığım Ülkemdir türkiyem Lazından gürcüsüne Toplandı hevesle Ülkemin bayrağının altında Rengarenk dallarında Kültürümüze sahip çıkarak Ülkemizi yükseltelim Laik Atatürk cumhuriyetine Tarihden bir sayfa açalım Ülkemizi korumak için Rahat adımlarla koşalım…. Kitap, gazete, dergi okuyalım Ülkemizin tarihini, örf ve adetlerini öğrenelim Lazım olan okumaktır sadece Tarihimizi, kültürümüzü, değerlerimizi tanımak için Ülkemizi gelecek kuşaklara daha iyi aktarabilmek için Renk katalım hep birlikte Kültürel mirasımızı koruyalım Ülkemizin değerlerine sahip çıkalım Lütfudur atalarımızın bize Tarihi, kültürü, milli değerleri bilmek Üzerimize düşen görevi yerine getirerek Rengarenk kültürümüzü yaşatalım Kültür, bizi saran toplumsal miras Üzülme, her ülkenin kültürü kendine has. Lazım olan, kültürümüze sahip çıkıp Tarihimizi okuyup anlayıp, Ülkemizi geliştirebilmek Refah ve kalkınma için ilerlemek. Ahilik, Selçuklu ve Osmanlı Devletleri dönemlerinde esnafların dayanışmasını sağlamak ve alanında en iyi esnafları yetiştirmek için kurulmuş bir teşkilattır. Ahi Evran tarafından kurulan bu teşkilatın kurulmasını Hacı Bektaş-ı Veli’nin tavsiye etmiştir. Günümüzdeki esnaflar odasına benzer bir yapıdaki bu teşkilat adına her yıl 8 Ekim – 12 Ekim günleri arasında Ahilik Kültür Haftası olarak Hakkında ŞiirlerYunus Divanından “Yunus’la Ahiliğe Yaklaşım” Şiiriİy yarenler iy kardaşlar Görür beni nitdüm Ahi, Ere irdüm Eri buldum Er eteğin dutdum Ahi… Sponsorlu Bağlantılar Canum bir gözsiz can idi İçi dolu sen ben idi; Dutdum miskinlik eteğün, Ben menzile yitdüm Ahi..Giderdüm gönlümden kini Kin dutanın yoktur dini; İy yarenler ben bu sözi Uludan işütdüm Ahi…Anladum kendü halümi Gözledüm toğri yolumi Dutdum ulular eteğün Hazrete ben yitdüm Ahi…Aşıkısan miskin Yunus Hazrete dutgil yüzüni, Anlayana gevherdürür Söz sarrafa satdum Ahi,..>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>“Ahilik” ŞiiriEskiden,Türklerde ahilik vardı, Ahilik,kardeşlik demekti dostum; Herkes birbirini sever,sayardı Ahilik,mutluluk demekti çok korunurdu, Toplum,zalimlerden tüm arınırdı; Halkta huzur,düzen hep aranırdı Ahilik,disiplin demekti dostum. Sponsorlu Bağlantılar Hiç kimse, kimsenin hakkın yemezdi, Mal,can,namusuna hiç göz dikmezdi; Hile,yalan,dolan nedir bilmezdi Ahilik,dürüstlük demekti dostum.>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Naim Yalnız’dan “Ahilik” ŞiiriEskiden,Türklerde ahilik vardı, Ahilik,kardeşlik demekti dostum; Herkes birbirini sever,sayardı Ahilik,mutluluk demekti çok korunurdu, Toplum,zalimlerden tüm arınırdı; Halkta huzur,düzen hep aranırdı Ahilik,disiplin demekti kimse, kimsenin hakkın yemezdi, Mal,can,namusuna hiç göz dikmezdi; Hile,yalan,dolan nedir bilmezdi Ahilik,dürüstlük demekti dostum. Sponsorlu Bağlantılar Bolca kazanılır,bol harcanırdı, Konuklar,garipler ağırlanırdı; Yürekler,inançla sevdalanırdı Ahilik,cömertlik demekti şiarıydı, Kızgınken,sabretmek,iftiharıydı; Muhtaçken,vermenin bahtiyarıydı Ahilik,yiğitlik demekti yolu, Ahi esnafının,kutsal okulu; Pirinden feyz alan,olurdu ulu Ahilik,eğitim demekti Evran idi,ulu pirleri, Âlim Edebali,bundan birleri; Bosna’dan Kırım’a var tesirleri Ahilik,adalet demekti dostum. Sponsorlu Bağlantılar Dilim,ne söylese,tarif edemez, Güzelliklerini hiç tüketemez; Günümüze,örnek olsun nice kez Ahilik,fazilet demekti dostum…>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Bolat Ünsal’dan “Esnaf Sanatkar” ŞiiriRenk renk gözlerine şafak düşünce Her tezgahta iştir esnaf sanatkar Kepenk seslerine dua katınca Bir bilge derviştir esnaf sanatkarO dur geleceğe güvenle bakış Ulus mozağini yamayan dikiş Bilim potasında cehalet yakış Sönmeyen ateştir esnaf sanatkarAhilik yolunda yıkılmaz kale Fecre dalga dalga yayılan hale Yurdun her yerinde yanan meşale Nur saçan güneştir esnaf sanatkar Sponsorlu Bağlantılar Sanat gergefinde ilim dokuyan Türlü teçhizatta sestir şakıyan Geçmişten yarına çağı okuyan Bir önderdir baştır esnaf sanatkarToplum yapısının sevgi tohumu Her derdin çaresi hapı serumu Ekonomilerin kireci kumu Temelinde taştır esnaf sanatkarOrta direk adı çeker çileyi Serhattır yörüktür bilmez hileyi Kalpte birleştiren yedi bölgeyi Zeybektir dadaştır esnaf sanatkar>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Bekir Gedikoğlu’dan “Hedef Oniki” ŞiiriŞayet talebe isen İmtihanlardan yüz alacaksın Sona kalan at yarışçısı gibi Nal toplamayacaksın Sponsorlu Bağlantılar Veya bir manav isen Kelek kavunu müşterine Has kavun diye satmayacaksınKış geldi kapıya Oduncu olacaksın Ardiyedeki odunları ıslatıp ıslatıp ta Kuru diye ahaliye kakalamayacaksınŞimdi okullar açıldı Kırtasiyeci oldun İlköğretim ve Lise talebelerini Dükkanda buldun Satacağın kitap, kalem, defter ve silgi fiyatlarına Ahilik geleneğine uyarak aşırı zam koymaOkullar açıldı Öğretmen oldun Yüzlerce talebeyi sınıfta buldun Hepsini erdemli olarak yetiştireceksinÜniversiteyi okuyup mühendis olacaksın Ev, baraj ve fabrika projesine imza koyacaksın En mukavim eserleri yine sen üreteceksin Yaptıkların ve yapacaklarınla dünyaya örnek olacaksın Sponsorlu Bağlantılar Özet “Milli Kültür Nedir? Milli Kültür Ne Demektir? Anlamı” başlıklı yazımızda Milli Kültür nedir, Milli Kültür ne demektir, Milli Kültür kelimesinin tanımı, Milli Kültür kelimesinin ingilizce karşılıkları, Milli Kültür öğeleri nelerdir gibi Milli Kültür hakkında detaylı bilgileri Kültür İngilizcesiMilli Kültür kelimesinin İngilizce karşılıkları ise aşağıdaki gibidir Milli Kültür – National cultureMilli Kültür Hakkında Detaylı BilgiMilli kültür; Bir topluma bir millete kimlik kazandıran, diğer milletlerle arasındaki farkı gösteren ve diğer milletlerle arasındaki farkı belirlemeye yarayan, tarih boyunca meydana gelmiş o millete ait maddi ve manevi değerlerin tümü olarak tanımlanmaktadır. Bir toplumu millet yapan ve onun bütünlüğünü sağlayan milli kültürdür. Sponsorlu Bağlantılar 1- Sanat Müzik, Edebiyat, vb.2- Dil3- Din4- Güzel Sanatlar Resim, Heykel vd.5- Felsefe6- Temel Bilimler Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji7- Sosyal Bilimler Hukuk, Ekonomi, Sosyoloji vd.8- Teknoloji9- MimariAtatürk’ün Milli Kültür Hakkındaki GörüşleriAtatürk milli kültür hakkında şunları söylemektedir; Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri öğrenimin sınırları ne olursa olsun, ilk önce ve herşeyden önce Türkiye’nin bağımsızlığına, kendi benliğine, milli geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek gereği öğretilmelidir. Dünyada uluslararası duruma göre böyle bir mücadelenin gerektirdiği manevi unsurlara sahip olmayan kişiler ve bu nitelikte kişilerden oluşan toplumlara hayat ve bağımsızlık yoktur. Çocuklarımızı aynı eğitim derecesinden geçirerek yetiştireceğiz. Kesinlikle bilmeliyiz ki iki parça halinde yaşayan milletler zayıftır, hastadır. Çocuklarımıza vereceğimiz öğrenim sınırı ne olursa olsun onlara esas olarak şunları öğreteceğiz Milletine, Türkiye Devleti’ne, TBMM’ne düşman olanlarlarla mücadele; bu mücadelenin sebep ve vasıtaları ile donatılmayan millet için yaşama hakkı yoktur.”

milli kültür ile ilgili şiirler