🐺 Karadeniz Bölgesi Türküleri Ve Hikayeleri
Disko Karadeniz - Karadenizli Kader Arkadaslari 1 (1990) Disko Karadeniz - Karadenizli Kader Arkadaslari 2 (1991) Temel Cavdar&Erol Pehlivan-Kemence Ve Tulum İle Karadeniz Oyun Havaları(1989) Temel Cavdar-Komşulara Sorda Bak (Harika 4112)(1989) Hüseyin Erbaş Elenilan İzabel&Sürmene Kızları(1992) Çetin Aydin - Aysem(1990)
HÜZÜN KARADENİZ’İN BİLİNMEYEN YÜZÜ Karadeniz türkülerinin ruhunu nasıl ifade edersiniz? Karadeniz türküleri neşeli ve hareketli olarak bilinseler de Karadeniz’in bir de hüzünlü yüzü, hüzünlü ezgileri vardır. Oğlu Kırım Savaşı’na gidip de dönmeyen Nokta Ana'nın ağıtları hâlâ dillerdedir.
DoğuKaradeniz’in İşgale Bağlı Göç Tarihinde SEFER VE SEFERBERLİK TÜRKÜLERİ Mehmet Akif KORKMAZ Özet: I. Dünya Savaşı’nda Harşit Cephesi ile Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki mahallî direnişler sözlü müzik kültüründe önemli bir yere sahiptir.
Hopa’nin Şair Ceketli Çocuğu Kazım Koyuncu ve Karadeniz Rock. Öznur YILMAZ 4 Mart 2018. Doğu Karadeniz, Ordu ilinden başlayarak kıyı şeridinde Trabzon, Rize ve Artvin ilini, iç kesimde Gümüşhane ve Bayburt illerini kapsayan bölgenin coğrafi adıdır. Biz bu çalışmada bir kültürel kuşak olarak Doğu Karadeniz ifadesini
Tatileksperaracılığıyla organize edilen Karadeniz Turları, Karadeniz Yayla Turları, Balayı Karadeniz Turlarında, İstanbul Avrupa Yakası ve Anadolu Yakasından hareketle tüm Karadeniz sahili boydan boya lüx otobüslerimiz ve deneyimli rehber kadromuz eşliğinde gezilmekte , muhteşem fotoğraflar, harika anılar, inanılmaz tatlar
4-Karadeniz Bölgesi Halk Türküleri. Veysel Arseven, Kastamonu 1948. 5-Karadeniz Destan ve Deyişleri. Necati Başoğlu, İstanbul 1946. 6-Baba Salim Divanı, 3. Kitap, Trabzon 1951. 7-Divan-ı Baba Salim, 4 .Kitap, Eskişehir 1952. 9-Doğu Karadeniz Bölgesi Eşkıya ve Kabadayıları, Yaşar Küçük, Serender Yayınları, Trabzon 2006
KaradenizBölgesi'nde yer alan Rize, yeşillikleri ve çayıyla meşhurdur. Yaylaları, kemer köprüleri ve kaleleriyle önemli bir turizm kenti olan Rize'ye ait Dağlara Yağayi Kar, Gökte Yılduz Ay Misun gibi yöresel türküleri buradan dinleyebilirsin
Karadeniz Kültür Envanteri çalışmasının sadece bir araştırma, veri toplama çabasından ibaret olmadığının altını çizen Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Başkanı Yusuf Mengi, “Amacımız toplanacak bilimsel verilerden yola çıkarak, 21. yüzyıl başında Karadeniz’in bir kültür ve doğal bölge olarak ilerlemesi için
İZDEMİR Termik Santralı raporuna yapılan itiraz sonuçsuz kaldı. Kopyala yapıştır raporla ÇED izni kararı aldı. Dosyadaki Karadeniz Bölgesi’ne ait ifadeler, ‘Ege Bölgesi’ olarak değiştirildikten sonra, ‘ÇED olumlu’ kararı verildi. Kopyala yapıştır yöntemi, 15 Temmuz sonrası haksız tutuklamalarda da binlerce örneği olan bir uygulama. İZDEMİR’in ÇED
Karadeniz’in eşsiz doğası ve kültürü Karadeniz Kültür Envanteri ile yeniden hayat buluyor Karadeniz ile yeniden tanışın Yaklaşık iki yıldır sayfa sayfa literatür taraması, her konunun uzmanlarının adım adım keşfiyle Doğu Karadeniz’in 8 şehrinin kültür envanteri çıkarıldı. Tescilli bazı varlıkların
Ancakkefken değnek, baston ve asa anlamındadır. Sopa anlamında değildir. Meydan Larousse Ansiklopedisinin 7. cildinin 145. Sayfasında ise şöyle bir açıklama vardır: Kefken adası Yunanca Thynias veya Thyneis Daphnusia. Karadeniz'in güney batı kesimlerinde Kocaeli kıyısı önünde, kefken veya Pazartaşı burnu karşısında.
“Karadeniz Bölgesi”nin başka “illeri”ndeki gibi, Türkiye’mizin yaşadığı, “Dış Güçler”in ve “İsmet’siz Toplumun Elebaşları”nca, hâlâ “körüklenen” “İktisadî Buhranlar”ımız ile “Kağıt Sektörü”nde yaşanılan sıkıntılar ve “fiyat ayarlamaları”(!) neticesi sonrası “birliktelikler yapmayan” veya “yayın periyotları”nı ve
rVaMUxO. Mavi Göl her ne kadar ilk duyduğunuzda size bir sinema filmini hatırlatsa da Doğu Karadenizin bir başka tabiat harikası olarak, binlerce yıldır görenleri büyülüyor. Giresun’da Sodalı Göl olarak da bilinen bu muhteşem keşif rotasını sizler için yazarımız Raşit Tosun gezdi gördü ve yazdı. Mavi Göl gezi rehberi Giresunun Dereli ilçesinde keşfedilen ve Kuzalan Tabiat Parkı sınırlarına dâhil edilen Mavi Göl, turkuaz rengiyle yerli ve yabancı turistleri kendine hayran bırakıyor. Doğu Karadeniz Bölgesi sınırlarında Kuzalan Tabiat Parkı’nın en güzel manzaralardan birine sahip olan Mavi Göl, bölgede sodalı suyun dere halinde aktığı tek yer özelliğine sahip… 3 gölden meydana gelen ve bölgede yaşayanların Sodalı Göl diye adlandırdığı Mavi Göl’ün suyu kireç taşları ve sodalı suyun etkisiyle turkuaz rengini alıyor. Yeni keşfedilmiş olmasına rağmen büyük ilgi görüyor Mavi Göl nerede ve nasıl gidilir? Bu eşsiz doğal güzellik Giresun’un Dereli ilçesinde bulunuyor. Dereli ilçesi Giresun kent merkezine 32 kilometre uzaklıkta, 20 bin kişinin yaşadığı küçük bir ilçe.. Kuzalan Tabiat Parkı sınırlarına dâhil edilen bu doğal güzelliğe ulaşım ise çok kolay diyebilirim. İstanbul’dan uçak ile buraya gelmek isteyenler Ordu-Giresun Havalimanı, ardından da araç kiralama ile kent merkezine gidebilirler. Yolcu360tan Ordu – Giresun Havalimanı araç kiralama fiyatlarına bakmadan yola çıkmayın. Karadeniz’in doğası biz insanları her zaman kendine hayran bırakmıştır. Karadeniz bölgesi Ayder Yaylası onlarca yaylayı, doğal güzellikleri, türküleri ve hikayeleri bağrında barındırıyor. Karadeniz’e gidip ona âşık olmayan yoktur herhalde. Karadeniz’in en güzel kentlerinden biri olan Giresun’un Dereli ilçesinde bulunan ve Kuzalan Tabiat Parkı sınırlarına dâhil edilen Mavi Göl, 2014 yılında yapılan keşif sonrasında her yıl ortalama 100 bin kişi tarafından ziyaret ediliyor. Özellikle trekking, fotoğraf ve doğa tutkunu olan yerli ve yaban yabancı turistler tarafından ziyaret edilen bu doğa harikası yere ilgi her geçen gün daha da artıyor. Kuzalan Tabiat Parkı ve Mavi Göl yaklaşık 1800 metre boyunca devam eden traverten ve şelalesiyle yerli-yabancı turistlerin dikkatini çekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde sodalı suyun dere olarak aktığı tek yer olan Mavi Göl, özellikle bazı aylarda turkuaz rengine bürünen suyu ile kendine hayran bırakıyor. Çeşitli büyüklüklerde 3 gölden meydana gelen, halk arasında da Sodalı Göl’ olarak isimlendirilen bu doğa harikası, kireç taşlarıyla suyun karışmasıyla turkuaz rengine bürünüyor. Mavi Göl’de kamp alanları var mı? Karadeniz bölgesinde Ege ve Akdeniz bölgelerine gibi çok fazla kamp alanı yoktur. Genelde bu bölgeye ziyaret eden insanlar doğa ile baş başa kalmayı tercih ediyor diyebilirim. Şu anda Mavi Göl etrafında hizmet veren bir kam yeri yok ama çadır kurarak kamp yapmak isteyenler için müsait birçok alan var. Mavi Göl’de kamp alanları arayan arkadaşlara tavsiyem, güzel manzaranın olduğu doğa ile yalnız kalabileceğiniz her yer sizin için en güzel kamp alanı olacaktır.
M. Kemal AYÇİÇEK – 24 Haziran 2010 Dışarıdan bakıldığında “harika” bir yerdir Karadeniz Bölgesi…Öyledir de aslında.. Yeşilin 40 tonunu görmeniz mümkündür çünkü.. Gürül gürül akan derelerinin çevresine saçtığı hayat, bir başka bölgelerde çok sıkça görülemeyecek manzaraları da oluşturur.. Fotoğraflara bakıldığında her an “ahh” çekersiniz, “ne güzel bir yer, ne müthiş bir doğa” diye iç geçirirsiniz.. Elbette haklısınızdır, bu tarz bakışınızda ama.. işte aması var.. Karadeniz Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi’nden sonra en fazla göç veren bir bölgedir. Yani; Bu müthiş manzaralar, bu müthiş Doğal güzellikler “karın doyurmuyor”..karınlar doymayınca da “göç” etmekten başka çaresi kalmıyor bölge insanının..belki daha iyi yaşam hayalleri, binlerce insanı söktü aldı doğduğu topraklardan.. Evet, “insan doğduğu değil doyduğu yere gider” de yaşam, sadece “doymak”la mı sınırlıdır?! Gelin Karadeniz bölgesine, ama gürültüsüz, habersiz, sessizce bir gezin bakalım.. o hayal dünyanızda oluşan veya oluşturduğunuz aynı duyguları yakalayabilecek mi siniz?.. Kapısı, bacası kilitli, penceleri kapalı, duvarları yıkılmış, çatıları çökmüş, kiremitleri yosun bağlamış Karadeniz evlerini gördükten sonra..kimi inşaatı yarım kalmış, kimi zaten ufacık olan ahşap evinin veya dükkanının kilidini vurmuş, sönmüş ocaklar az değildir Karadeniz bölgesinde..Evet, karadenizin bu yüzünü pek göstermeyiz, aslında bizlerde pek görmek istemeyiz, hep birer bahaneler bulur, onları geçiştiririz sohbetlerimiz de ve yazılarımız da ama iş öyle değil.. Artık, bu güzel memleketin bir de o görülmeyen, göstermediğimiz yüzünü de göstermenin zamanıdır artık. Allah’ın bildiğini kullardan esirgemenin alemi yok sanırım. Karadeniz bölgesi’nden gurbete gidenlerden önceleri ölenlerin cenazeleri gelirdi en azından, babaocağıdır deyi memleketlerinde toprağa verilirdi. Şimdi artık o cenazeler de gelmez oldu. Nesil değiştikçe, yeni kuşak gurbetlilerin karadenize bakışı belki değiştirir oldu bu geleneği, hayattayken en azından yaz mevsimlerinde sil-i rahim yapan yaşlı ve orta kuşak, ister istemez yeni kuşağın esiri! olmuş ve artık o eski alışkanlıklarını bile yapamaz hale gelmişler. “nasılsa öldü, nerden bilecek nerde yattığını, gömelim Zincirlikuyu’ya gitsin” mantığı, yeni kuşak nesile hakim olmuş belki de.. Karadeniz Bölgesi, yıllardan beri göç verdi, hala veriyor. Tüten ocaklar, birer birer sönüyor ve bacalar tütmüyor. “Baba ocağının tüttürülmesi” geleneği unutuldu artık. Bir yandan ekonomik sıkıntılar, belki bir yandan da iş-güc’ten geri kalmama, daha fazlasını bulma, az ile yetinmeme veya aza kanaat etmeme mantalitesine teslimiyet, baba ocaklarının sönmesine yol açtı..Gurbetteki Karadenizliler bile artık, belki birkaç yılda bir geldikleri bölgede çektikleri videolar ve dijital fotoğraf makinalarıyla çektikleri fotoğraflarla, bölgeye gelmeden hasret giderme kolaylığına saplandılar. Onlar bile, “çekin bizim evin de fotoğrafını atın internete” kolaycılığındaki taleplerde bulunabiliyorlar artık..Bin bir emekle yapılan binalar, evler, onca anının, öykünün yaşandığı yapılar,şimdiler de birer birer viraneye dönüyor. Karadeniz, İstanbul’a göçmüş Doğu Karadeniz Bölgesi illerinden en fazla göç İstanbul’a olurken, ikinci sırada göç edilen il Ankara ve üçüncü sırada da göç edilen il Kocaeli olmuş. Türkiye İstatistik Kurumu’nun Adrese dayalı nüfus kayıt sistemi veri tabanına göre en az göç edilen il ise Kilis olarak gösteriliyor. İstanbul’a en fazla göç eden illerin başında 480 bin 614 kişi ile Ordu, 474 bin 313 kişi ile Giresun,368 bin 27 kişi ile Trabzon, 286 bin 302 kişi ile Rize, 134 bin 85 kişi ile Gümüşhane ve 79 bin 462 kişi ile de Artvin sıralanıyor. Trabzon’dan en fazla göç edilen ikinci il 49 bin 952 kişi, Kocaeli, üçüncü olarak ta 46 bin 17 kişi ile Ankara’ya göç olmuş. Rize’den ikinci olarak 35 bin 165 kişi ile Ankara, üçüncü olarak ta 20 bin 132 kişi İzmir’i tercih etmiş. Artvin’den göç edilen ikinci il 60 bin 789 kişi ile Bursa, üçüncü olarak 30 bin 900 kişi ile Ankara ya göç verilmiş. Giresun’dan ikinci tercih 48 bin 804 kişi ile Kocaeli, üçüncü olarak gidilen il ise 32 bin 36 kişi ile Bursa olmuş. Ordu’dan ikinci olarak 52 bin 368 kişi ile Ankara,39 bin 601 kişi ile Samsun’a göç üçüncü sırada yer almış. Gümüşhane’den ikinci sırada göç edilen il 33 bin 450 kişi ile Kocaeli, 31 bin 86 kişi ile de üçüncü sırada göç edilen il Ankara olmuş. Karadeniz’den en az göç verilen il ise Kilis olmuş. Kilis’e, Gümüşhane’den 6, Rize’den 22,Artvin’den 23, Giresun’dan 35, Ordu’dan 42 ve Trabzon’dan da 61 kişi göç Trabzon, Artvin, Gümüşhane, Giresun, Ordu, Rize’den 5 milyon 455 bin 491 kişiden 3 milyon 168 bin 692 kişi’nin 1 milyon 822 bin 803’ü İstanbul’a, 215 bin 600’ü Ankara’ya, 203 bin 670’i de Kocaeli’ne, 189’u da Kilis’e göç etmiş olarak gözüküyor. Resmi kaynaklarda, hazırlanan raporlarda Karadeniz bölgesi, şu bilgilerle özetlenebiliyor; “Dışarıya net göç veren bir bölge olması Türkiye Cumhuriyeti Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı DOĞU KARADENİZ BÖLGESEL GELİŞME PLANI DOKAP Nihai rapor’dan "DOKAP bölgesinde 1990-97 yılları arasında nüfusta yıllık yüzde 0, bir oranla kişiden fazla bir nüfus kaybı olmuştur. Nüfusun doğal artışı da göz önüne alındığında, nüfus kayıplarının veya dışarıya net göçün, yukarıdaki rakamların gösterdiğinden çok daha büyük olduğu söylenebilir. 1990 nüfus sayımına göre, 1985-90 arasındaki dönemde, DOKAP bölgesindeki tüm illerden dışarıya göç olduğu belirlenmiş ve yıllık ortalama net dış göç oranlarının yüzde 1,10 Ordu ile yüzde 2,41 Bayburt arasında değiştiği tespit edilmiştir. Bu dönemde, DOKAP nüfusu yılda sadece yüzde 0,17 oranında artmıştır. Bu da yıllık dış göç oranının yaklaşık yüzde 1,5 olduğunu göstermektedir. Tek ürüne bağımlı tarımsal yapı DOKAP bölgesi ekonomisi ve özellikle tarım sektörü büyük ölçüde iki önemli ürüne; çay ve fındığa dayanır. Bölge, 1996 verilerine göre hektar büyüklüğündeki çay arazisi ile Türkiye’nin tek çay üreticisi konumundadır. Yine aynı yılın verilerine göre; hektar büyüklüğünde bir alana yayılan 162,8 milyon adet fındık ağacı, bölgedeki toplam 167,9 milyon adet meyve ağacının yüzde 97’sini oluşturur. 1996 yılında toplam hektar olan tarım arazisi içinde bu iki ürünün payı yaklaşık yüzde 60’dır. Geri kalanını ise tahıllar yaklaşık yüzde 30, baklagiller, yem bitkileri, yumru bitkiler, bazı endüstri bitkileri ve sebzeler iki yöresel ürünün ve bunların yan ürünlerinin üretim, işleme ve pazarlaması devlet girişimleri tarafından yapılmaktadır. Bu durum tarıma dayalı sanayilerin ve tarımla bağlantılı faaliyetlerin gelişmesini büyük ölçüde sınırlamaktadır. Bölgede yetiştirilen diğer ürünler ise, genelde doğrudan tüketilen ve işlemeye uygun olmayan ürünlerdir. Bölge içinde gözlenen büyük eşitsizlikler DOKAP bölgesi içinde büyük eşitsizlikler söz konusudur. Bu durumun temel nedeni, zor coğrafi koşullar ile birlikte; su, temel tarım arazisi ve maden yatakları gibi doğal kaynakların homojen olmayan bir şekilde dağılmış illeri arasındaki eşitsizlikler Tablo karşılaştırmalı olarak bölgesi, ilkokullarda bir öğretmene düşen öğrenci sayısı bakımından Türkiye ortalamasının üstündedir. Ulusal karayollarının yoğunluğu, kırsal bölgelerdeki içme suyu hizmetleri ve her kişiye düşen hastane yatağı göstergeleri açısından ise Türkiye ortalamalarına yakın seviyelerdedir. Ancak, kişi başına düşen GSBH, kişi başına elektrik tüketimi, her kişiye düşen doktor sayısı ve orta öğrenimden sonra okullara kayıt oranı gibi, bölgenin Türkiye ortalamasının altında kaldığı göstergelerde bazı illerde ortalamaların özellikle çok düşük olduğu görülmektedir. Bazı illerde, ilin kendi içinde de büyük eşitsizlikler gözlenmektedir. Örneğin, Artvin ili, büyük ölçekli bakır madenciliği ve işleme faaliyetleri sayesinde bölgedeki en yüksek GSBH’ye sahiptir. Ayrıca kişi başına düşen özel otomobil sayısı en yüksek olan ili genelinin bu özelliklerine karşılık köyler için bunları söylemek mümkün değildir. Kırsal alanlarının çoğunda tarım faaliyetlerinin verimliliği düşüktür. Kırsal yolların yoğunluğu bakımından DOKAP bölgesinde sondan ikinci sırada yer almaktadır. Kırsal bölgelerdeki su hizmetlerinden yararlanan nüfus ortalaması bu ilde en düşüktür. Giresun ilinde kentsel ve kırsal alanlar arasındaki eşitsizlikler, komşu iller olan Trabzon ve Ordu’ya göre daha fazladır. İl, Giresun dağları tarafından kuzey ve güney olarak ikiye ayrılmıştır. Önemli kent merkezleri kıyı boyunda görülür ve iç bölgeler göreli olarak daha az gelişmiştir. DOKAP Bölgesindeki Mekansal Yapı Bir bölgenin mekansal yapısı, başta ulaşım olmak üzere, yerleşmelerin dağılımı, arazi kullanım deseni ve çeşitli altyapı olanaklarının dağılımı ile belirlenir. DOKAP bölgesinin gelişimini engelleyen mekansal yapısının en önemli özellikleri sert topoğrafik koşullar ve gelişmemiş ana ulaşım ağıdır. Bunun nedeni sert topoğrafik yapının toprağın tarımsal amaçlı kullanımını sınırlaması, bu doğrultuda şekillenen arazi kullanımının ve yerleşme yapısının ise ulaşım ağının gelişmesine engel olmasıdır. Sert Topoğrafya DOKAP bölgesinin topoğrafik yapısı, yer yer metreyi aşan dağlık alanlar ile yüksek tarım potansiyeline sahip sınırlı ölçüdeki düzlük arazilerle şekillenmiştir. Genellikle dağların kuzey eteklerinden akan pek çok nehrin boyları kısadır ve yatakları çok meyillidir. Alüvyonlu ova oluşumlarının sayısı oldukça azdır. Büyük kentsel merkezlerin olmaması DOKAP bölgesinde, 1997 verilerine göre kişilik nüfusa sahip olan Trabzon dışında büyük bir şehir merkezi yoktur. Trabzon, Türkiye’nin doğusundaki en büyük on kent merkezi arasında yer almaktadır. Ancak Türkiye’nin kentsel kademelenmesinde üçüncü derece merkez olarak görünmektedir. Trabzon’un kentsel yapı üzerinde hakimiyeti sınırlı olup nüfusu DOKAP bölgesi toplamının sadece yüzde 13’ünü oluşturmaktadır. Dağınık kırsal yerleşme deseni DOKAP bölgesindeki kırsal yerleşmeler büyük bir alana dağılmışlardır. 1997 verilerine göre bölgede adet köy bulunmaktadır. Aynı yıl için olan kırsal nüfus köy sayısına bölünecek olursa, ortalama köy nüfusu sadece 551 olarak tespit edilir. Bu ortalama nüfus, Ordu ve Trabzon’da görece yüksek 883 ve 863, Gümüşhane 275 ve Bayburt’ta 308 ise daha düşüktür. Bu dağınık yerleşim yapısı, sosyal hizmetlerin ulaştırılmasının pahalı olmasına ve yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Bu durum, ilkokullara kayıt oranlarının düşük olmasında ve kırsal alandaki su temini hizmetlerinin yetersizliğinde daha da ön plana çıkmaktadır. Bu yapının neden olduğu kırdan kente göç sorunları daha da artırmaktadır. DOKAP Bölgesi Kaynak Kapasitesi Farklı kaynaklardan alınan verilerde küçük farklılıklar olmasına karşın Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden elde edilen bilgilere göre tarım arazileri toplam DOKAP alanının yüzde 28’ini oluşturmaktadır. Tarım arazisinin yüzde özel ürünler olan çay ve fındık yetiştirilirken, sulu tarım yapılan alanların payı sadece yüzde 8’dir. DOKAP bölgesindeki ormanlık araziler, tüm bölgenin yüzde 42’sini kaplar. Bu açıdan en zengin il Artvin’dir. Artvin toplam orman alanının yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan hektar büyüklüğünde ormanlık araziye sahiptir. Bayburt’ta ise sadece hektar ormanlık arazi vardır. Bu değer DOKAP bölgesindeki orman alanının yüzde 1’inden de düşüktür. Yerleşme alanları ise DOKAP bölgesinin yalnızca yüzde 0, kaplamaktadır. DOKAP bölgesinde, 14 ayrı toprak grubu yer almaktadır. Ancak bölgede kırmızı-sarı podzolik toprak, gri-kahverengi podzolik toprak, kahverengi orman toprağı, kireçsiz kahverengi orman toprağı, kahverengi toprak ve yüksek dağ toprağı baskındır. DOKAP bölgesinde tarım işletmelerinin ortalama büyüklüğü 2,5 hektar olup, bu değer ülke ortalaması olan 5,9 oldukça küçüktür. Ortalama tarım arazisi büyüklüğü en küçük olan il 1,7 hektar ile Artvin’dir. Bu ili 1,8 hektar ile Rize ve 2,1 hektar ile Trabzon izler. Sadece Bayburt ili, 7,4 hektarlık bir ortalama ile Türkiye genelini geçmektedir.” Güncelleme Tarihi 04 Ocak 2019, 2156
31 Temmuz 2022, 1314 1 Karşıyım alayına karşıyım var mı? Kayıt tarihi 10 Temmuz 2022 Yaş 29 Cinsiyet Kadın Mesajlar 2,232 Konular 386 İlişki Durumu Var Burç Boga Takım Besiktas Rep Gücü 3 Rep Grafiği Karadeniz Türküleri Karadeniz Türküleri [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Forumadasi Heyyy gidiiiii Karaaaadeniiizz Kazım Koyuncu. Vs vs __________________Sezen Aksu'nun da dediği gibi "Bir kadın ne kadar güzelse o kadar yalnız, ne kadar zorsa o kadar hayalleri yıkılmış, ne kadar ağır başlıysa o kadar kırılmıştır." Alıntı 31 Temmuz 2022, 1316 2 "Nosce te Ipsum" Kayıt tarihi 21 Mayıs 2022 Cinsiyet Kadın Mesajlar 6,413 Konular 1757 Rep Gücü 12 Rep Grafiği Yanıt Karadeniz Türküleri Muhabbet kuşumun favorisi Cimilli İbo Cimilli İbo'nun - Oyna videosunu açıyorum, hem konuşuyor hem izliyor __________________ Yüreğinizi güzelleştirin. Çünkü bir ömür sizinle... Alıntı 31 Temmuz 2022, 2304 3 Kayıt tarihi 21 Mayıs 2022 Konum Başkent Cinsiyet Erkek Mesajlar 1,171 Konular 56 Burç Ikizler Takım Trabzonspor Rep Gücü 0 Rep Grafiği Yanıt Karadeniz Türküleri O kemençenin sesi yok mu,alır götürür,huzur verir. __________________“Bunu hiç unutma evlat. Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı, devam edegelen sömürgeciliği; döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur..." Aliya İzzetBegoviç Alıntı 02 Ağustos 2022, 0017 4 Kayıt tarihi 05 Temmuz 2022 Cinsiyet Kadın Mesajlar 1,041 Konular 63 İlişki Durumu Nişanlı Burç Yay Takım Galatasaray Rep Gücü 0 Rep Grafiği Yanıt Karadeniz Türküleri Karadeniz genel olarak güzel,türküleri de Alıntı
Türkü yakıcıları veya âşıklar tarafından ortaya türküler, kişilerin duygu ve düşünce dünyasının, inancının, durumunun heyecan ve arzularının ürünleridir. Doğuşları önemli olduğu kadar, yaşamları da önemlidir. Yüzyıllar ötesinden verdiği mesajlarla bir bakıma geçmişle aramızda köprü kurma fonksiyonunu da icra ederler. Yaşama güçleri ezgilerine, teknik yapılarına ve muhtevalarındaki anlatımlara bağlıdır. Bir başka deyişle, sözlü ürünün günümüze kadar gelebilmesi için, eserdeki sözlerin kuvvetli, bunu ortaya koyanın olayı ve durumu ele alış tarzında tasvirlerde, benzetmelerde ve söz oyunlarında başarılı olması gerekir. Bunun yanında söylenen ezgi, kalbin derinliklerinde etki bırakacak tarzda olmalı ve eldeki metni beğenip nesilden nesile ulaştıracak tabii bir çevre bulunmalıdır. Gerçekten de söz, metni ortaya koyan sanatçı, musiki ve dinleyici çevre gibi faktörlerinin var oluşu, kuvvetli veya zayıf oluşu yöredeki türkü geleneğinin gücünü de belirler. Meseleye bu açıdan bakarsak, Trabzon’da türkü geleneğinin bütün canlılığıyla var olduğunu söyleyebiliriz. Pek çok alanda olduğu gibi, türkü alanında da zengin ve renkli cephesiyle dikkati çeken Trabzon yöresini türküler cephesiyle incelemeyi kayda değer gördük ve bu çalışmayı gerçekleştirdik. Çalışmamızda hareket noktamız, TRT Repertuarındaki türküler oldu. Repertuarda Trabzon’a ait 62 türkü metni ve notası yer almaktadır. Repertuardaki türkülerin Trabzon’daki yörelere göre dağılımı şöyledir. Merkez 34, Maçka 15, Beşikdüzü 5, Akçaabat 4, Vakfıkebir 2, Sürmene 1, Tonya 1 türkü. Türkülerin derlenmesinde ve notaya alınmasında pek çok kişinin emeği geçmiştir. Bunlardan başta Muzaffer Sarısözen olmak üzere Ahmet Yamacı, Yücel Paşmakçı, Cemile Cevher, Erkan Sürmen, Volkan Konak, Kasım Gürsoy, Hüseyin Dilaver, Ateş Köyoğlu ve İbrahim Can gibi isimler repertuara birden fazla türkü kazandırarak kültürümüze büyük bir hizmette bulunmuşlardır. Türküler, anonim halk şiiri içinde yapılarına, konularına ve ezgilerine göre olmak üzere üç cephede kendilerini de Trabzon türkülerine yaklaşımımız bu tarzda olacaktır. I. Yapılarına göre türküler Bilindiği gibi türküler, bentler halinde vücuda getirilirler. Ölçü olarak da yedi, sekiz ve on bir hece ile söylenirler. On dört, on beş ve on altı heceli olanları varsa da azdır. Bu bakımdan Trabzon türkülerini, yapılarına göre incelerken, bentlerine ve hecelerine göre olmak üzere iki cephede ele alacağız. A. Bentlerine göre türküler Anadolu’nun pek çok yerinde türküler ikilik, üçlük ve dörtlüklerden oluşan bentlerle vücuda getirilir. Ancak, Trabzon türkülerinde dikkati çeken taraf tamamının dörtlüklerle söylenmesidir. Bunların çoğunluğu, müstakil şiirler olarak addettiğimiz manilerden bir kısmı da koşma tarzında ortaya konulmuş manzumelerden oluşur. Bazı türkülere getirilen canım can da gel gel aman, ey aman aman aman yarim aman aman, ey amman ey, of of, oy, vay vay sürmelim vay gibi nidalar veya bazı nakarat sözler bendin yapısını bozacak hüviyette değildir. Bu nidalar dizelerin başında, sonlarında, aralarında veya bentlerin sonunda yer alırlar. Onlar da kendi aralarında çeşitlilik gösterirler. Bu çerçevede türküleri şöyle gruplandırabiliriz 1. Bentleri mani olan türküler Trabzon yöresi ülkemizde, atma türküleriyle meşhur bir yöredir. Atma türküler, abcb tarzında kafiye sistemine sahip manilerden oluşur. Yedi hecelidirler. Kafiye sisteminin bu şekilde olmasının sebebi ise, 1. ve 2. dizenin bir kişi, 3. ve 4. dizenin de başka bir kişi tarafından söylenmesine dayanır. 2. ve 4. dizelerin aynı kafiyeye de olması esastır. Her ne kadar ifade ettiğimiz şekilde yani abcb kafiye düzenindeki manilerle oluşturulan türküler çoğunlukta ise de Trabzon türkülerinde, maninin klasik kafiye düzenine yani aaba tarzına sahip manilerle de söylenmiş bentlere rastlamamız da mümkündür. Bentleri mani olan türkülerin çoğunda bağlantı yoktur. Bir kısmı da bağlantılarla vücuda getirilmiştir. Aralarındaki farkı şöyle izah edebiliriz a. Sadece manilerden oluşan türküler Manilerin artarda getirilmesiyle oluşturulmuş türkülerdir. Yukarıda belirttiğimiz gibi çoğunluğu; abcb, bir kısmı da aaba kafiye düzenindedirler. İçlerinde düzensiz kafiye sistemine sahip olanları çok azdır. Bentlerden birisi sekiz No. 2599, diğerlerinin tamamı yedi hecelidir. b. Bentlere bağlantı getirilen türküler İncelediğimiz türkülerin on bir tanesi bu tarzda söylenmiştir. Bu türkülerde bentler mani olmakla beraber bağlantılar da yine manidir. Sadece bir türküde bağlantı olarak mani değil de iki dize getirilmiştir No. 382. c. Karşılıklı türküler Bunlara atma türkü ya da atışma türküler de denilir. Trabzon’da bir kişinin karşısındaki kişi veya kişilere türkü söylemesine türkü atma, bunu söyleyene türkücü, karşılıklı türkü söylemeye atışma, hitap veya telmih şeklinde olup karşılık beklenmeyen türkülere de takma türkü denir. Şenel, 1994, 157-158 Doğu Karadeniz Bölgesi’nde karşımıza çıkan ve yörelere göre kesme türkü, karşı-beri, karşılama ve kovalama gibi adlarla da bilinen atma türküler özellikle düğün, yedi düğün ertesi, ternek / vartivor yayla eğlenceleri, bayramlar, şenlikler, imeceler veya uzun yayla yolculukları sırasında söylenirler. Günay, 1976; 73. İki grup veya iki kişi tarafından ortaya konulur. Önce yedi heceli manzum söz söyler. Bu manzum parça, genellikle iki dize olmakla beraber, üçlük, dörtlük hatta bent şeklinde de olabilir. Karşı taraf, ilk şekle uygun tarzda cevap vermek zorundadır. Şairlerden biri cevapsız kalıncaya kadar türküye devam edilir. Cevap veremeyen tutulmuş mat olmuş sayılır. Karşılaşma çok uzun sürer ayakta daralma olursa, buna “Türkü çıkmaz yola düştü.” denir. Kazmaz, 1976; 17 Bu durumda şairlerden birisi ayağı değiştirir, türküye devam edilir. Atma türküler yapılarına göre iki, üç, dört dizelik ve diyalog şeklinde olmak üzere dörde ayrılır. Elimizdeki iki Trabzon türküsü ise, 7 heceli maniler şeklindedir No. 71, 2598. Maniler kız ve erkeğin karşılıklı birer mani söyleme esasına dayanmıştır. 2. Bentlere bağlantı getirilen türküler TRT Repertuarında kayıtlı türkülerden pek çoğu üçlüklere iki dizeden oluşan bağlantı sözlerinin getirilmesiyle vücut bulmuştur. Trabzon türkülerinin içinde üç tanesi söylediğimiz tarzdadır No. 1019, 1154, 2814 Bunları kafiye düzeni aaa-bb, ccc-bb, ddd-bb şeklindedir. 3. Koşma tipinde söylenmiş türküler Türkülerin bir kısmı koşma tipi şiirlerden oluşur. Bunların büyük çoğunluğu âşıklar tarafından ortaya konulmuştur. Nitekim iki türküde Kerem No. 984 ve Sefil Emrah No. 2783 mahlasları türkünün bünyesinde muhafaza edilmiştir. Bu tip şiirler genellikle -ilk dörtlüğün kafiye düzeni farklı tarzda olmakla beraber- abab, cccb, dddb şeklinde kafiyelenirler. Elimizde bu tarzda söylenmiş altı türkü bulunmaktadır No. 140, 304, 984, 1025, 2769, 2783. Herhangi bir bağlantı almamışlardır. Ancak birkaçında ikinci dize ve dördüncü dizelerde yukarıda işaret ettiğimiz nida sözleri getirilmiştir. B. Hecelerine göre türküler Trabzon yöresi türkülerinin tamamı millî veznimiz olan hece vezni ile söylenmiştir. Bunlar da yedi, sekiz ve on bir heceli örneklerdir. 1. Bentleri yedi hece olan türküler Genellikle Karadeniz yöresi türkülerinin bilhassa Trabzon türkülerinin manilere dayandığı bir gerçektir. Repertuardaki 62 türkü içinde 53’ünün manilerle vücuda getirildiğini söylersek, konuyu daha iyi vurgulamış oluruz. Maniler, yukarıda da işaret ettiğimiz gibi daha ziyade abcb tarzında ve on bir heceli şekillerdir. 2. Bentleri sekiz hece olan türküler Anonim halk şiirinin önemli bir cephesini oluşturan manilerin bir kısmı sekiz hecelidir. Sekiz heceli maniler daha ziyade Ramazan ve Seymen manilerinde karşımıza çıkar. Bu yörenin türkülerinden yedi hecenin dışında bir tane de sekiz hece esasına dayalı mani tarzında söylenmiş türkü bulunmaktadır. Bu da repertuarda İşte Geldim Ekim Büküm Ramazan Manileri adıyla geçmektedir No. 2599. 3. Bentleri on bir hece olan türküler İncelemelerimiz sırasında gördük ki, Trabzon yöresi türkülerinde hakim olan ölçü, yedi hecedir. Nadiren de olsa on bir hece ile söylenmiş şekiller de vardır. Bu da yörede âşık tarzı şiir geleneğinin pek yaygın olmadığını göstermektedir. B. KONULARINA GÖRE TÜRKÜLER Türküler genel olarak konularına göre çok çeşitlilik gösterirler. Bunlar hakkında ayrıntılı bilgiyi bir başka çalışmamda verdiğimden burada tekrarlamak istemiyorum. Kaya, 1999; 176-210. Burada üzerinde durmak istediğim husus doğrudan doğruya Trabzon türkülerinde hangi konuların işlendiğidir. Görebildiğimiz türküler içinde, aşk-sevda, gurbet, dert-acı, hasret, savaş ve balıkçılık gibi konuların işlendiğini müşahede ettik. Ancak şurasını söylemeliyim ki, 62 türkünün içinde 57’si aşk konulu, diğer beş şiirin her biri bir konudadır. İnceleyemediğim diğer türküler de bu çalışmaya dahil edilse dahi bu orantının değişeceğini pek sanmıyorum. Gerçi bütün yurt baz alındığında da aşk türkülerinin en fazla oranda söylendiği bir gerçek olarak karşımıza çıkar. Ne var ki, bu türküler içinde tören, meslek, askerlik, eşkıya, mizahî, yergi, ölüm, seferberlik türküleri gibi daha pek çok konuda söylenmiş türkülerin de olduğu ve bunların küçümsenmeyecek bir oranda olduğu görülecektir. Bu derece ezici bir oranda aşk türkülerin çok oluşu oldukça dikkat çekicidir. Acaba, aşk konusunun bu derece yoğunlukta işlenmesinin sebebi nedir? Bu, bize göre yöre insanının başta sosyolojik ve biyolojik özellikleri olmak üzere birkaç cepheden incelendikten sonra aydınlığa kavuşturulabilir. C. EZGİLERİNE GÖRE TÜRKÜLER Türkülerin hangi yöreye ait olduğu -her ne kadar söyleyenleri önemli ise de- ezgilerinden anlaşılır. Az-çok bu alana ilgi duyan her insan, il bazında olmasa bile, hangi türkünün hangi yöreye ait olduğunu aşağı yukarı tahmin eder. Meseleye türkülerin ezgisi açısından baktığımızda, Anadolu’nun diğer yörelerinde olduğu gibi Trabzon yöresi türkülerinin de kendisine has bir tavrının olduğunu görürüz. Şurasını hemen belirtelim ki, yöre türkülerinin en belirgin vasfı 7 zamanlı ritme sahip oluşlarıdır. Trabzon yöresi türkülerinin iki belirgin cephesi vardır. Birincisi; oldukça hareketli parçalardan oluşmaları, diğeri de buna bağlı olarak birçoğunun türküdeki dizelerin bıçakla kesmiş gibi aniden yarıda kesilmesidir. İnceleyebildiğimiz 62 türkünün usulleri ve sayılarının dağılımı şu şekildedir 2/4’lük 8, 4/4’lük 20, 5/8’lik 6, 7/8’lik 15, 7/16’lık 1, 9/8’lik 2, 9/16’lık 2, 10/8’lik 6, 12/8 ve 9/8 şekilde iki usulde 1 türkü bulunmaktadır. Ritmi oldukça yüksek olan bu türkülerde heceler vurgulu ve coşkulu olarak terennüm edilirler. Kemençe eşliğinde adeta soluk almamacasına art arda getirilen sözler neredeyse söyleyenlerin nefesini tıkayacak gibi olur. Sözgelişi, Ayna Ayna Ellere 400, Çayeli’nden O Yani 2441, Kuko Daldan Aşağı 3126, Kapısının Önünde Yeşiller Pazilari 3128 gibi türkülerde karşımıza çıkan bu durum, coşkun ve baş edilemeyen hızlı Karadeniz dalgalarının yalçın kayalıklara çarpıp hızının kesilerek karara varmasını hatırlatmaktadır. Kemençe eşliğinde çalınıp söylenilen türkülere, Karadenizliler, el ele kenetlenip horon tutarak eşlik ederler. Horon tutanlar da tıpkı su birikintilerine boncuk boncuk, kıpır kıpır düşen yağmur damlaları gibi enerjik, hareketli ve ahenklidir. Bu estetik yapının ortaya çıkmasında elbetteki türkülerin ve bir o kadar da Karadeniz halkının karakteristik vasfının ezgi ve oyunla bütünleşmesinin rolü büyüktür. Sonuç Bütün bu bilgilerden sonra, Trabzon türkülerinin özelliklerini şu başlıklar altında toplayabiliriz 1. Çoğunluğu manilerle bir kısmı da koşma tarzı olmak üzere dörtlükler halinde söylenmiştir. Ancak bazılarına iki dizelik yahut da doğrudan doğruya bir mani bağlantı olarak getirilmiştir. 2. Bazıları karşılıklı atma türkü ya da atışma türkü dediğimiz tarzda ortaya konulmuştur. 3. Dizelerin başında, sonlarında, aralarında veya bentlerin sonunda canım can da gel gel aman, ey aman aman aman yarim aman aman, ey amman ey, of of, oy, vay vay sürmelim vay gibi nidalara yer verilmiştir ve bunlar bendin yapısını bozacak hüviyette değildir. 4. Her ne kadar söyleyenleri belli değilse de bazılarında Kerem ve Sefil Emrah gibi mahlaslara rastlanılmaktadır. 5. Vezin olarak yedi, sekiz ve on bir hece ile söylenmişlerdir. Yedi ve sekiz heceliler manidir. Az sayıda olan on bir heceliler ise genellikle koşma tarzında söylenmiş türkülerdir. 6. Aşk-sevda, gurbet, dert-acı, hasret, savaş ve balıkçılık konularında söylenmiş olmakla beraber büyük çoğunluğu aşk konuludur. 7. Ezgi itibariyle ritmi oldukça yüksek, hareketli ve çoğunluğu 7 zamanlıdır. TRT Repertuarındaki Trabzon Türkülerinin Listesi Rep. No-Ezgi Adı-Derleyen 71 Şapkamın Tereği Düz Mustafa Hoşsu 119 Derenin Kenarına Sereceğim Kilimi Ahmet Yamacı 140 Kahveciler Kahve Koyar Fincana Ahmet Yamacı 161 Tarlaya Ektim Soğan Ahmet Yamacı 177 Mayıs Ayı Gelende Ahmet Yamacı 184 Bel Bağımın Tokası Ahmet Yamacı 187 Böyledir Yar Böyledir Ahmet Yamacı 193 Yaylanın Çimenine Kuzu Yayılır Nejat Buhara 304 Ben Bir Yarin Bakışına Mailem Muzaffer Sarısözen 382 Ah Dağlar Serin Dağlar Muzaffer Sarısözen 400 Ayna Ayna Ellere Muzaffer Sarısözen 527 Gemiciler Kalkalım Muzaffer Sarısözen 984 Bir Yiğit Dünyada Keleş Gezende Muzaffer Sarısözen 1025 Engeller Koymuyor Yar Sana Varsam Muzaffer Sarısözen 1154 İstanbul’unTrabzon’un Etirafı Meteris Muzaffer Sarısözen 1241 Tel Sarı Zülüf Sarı Muzaffer Sarısözen 1284 Dumanım Derelerde Ahmet Yamacı 1508 Gemiler Giresun’a Muzaffer Sarısözen 1533 Dirvana Vurdum Uçti Cemile Cevher 1535 Hasta Oldum Derdune Cemile Cevher 1640 O Sarı Çemberuni Azize Tözem 1645 Oynayın Kız Oynayın Derule Cemile Cvher 1673 Terazi Tartayurum Cemile Cevher 1738 Maçka’nın Yolu Taşlık Ahmet Yamacı 1796 Sabahtan Kalkar Kızlar Cemile Cevher 1860 Anam Vay Olsun İst. Bel. Kons. 1892 Maçka Yolları Taşlı İst. Rad. Müd. THM Şb. 1919 Ezelidir Deli Gönül Ezeli Muzaffer Sarısözen 2130 Yeni Yaptım Evimi Kasım Gürsoy 2131 Gülhanım dedikleri Gız Sen misin Kasım Gürsoy 2132 Dere Sürer Gazeli Kasım Gürsoy 2142 Kazma Vurdum Çimene Kasım Gürsoy 2149 Ağısar Dereleri Yücel Paşmakçı 2328 Oy Benum Sevduceğum Ahmet Yamacı 2355 Yayladım Koyunu Muzaffer Sarısözen 2365 Yol Gider mi Gider mi Bizim Büyük Limana Cemile Cevher 2441 Çayeli’nden O Yani Mehmet Özbek 2596 Divane Aşık Gibi Dolaşırım Yollarda Cemile Cevher 2599 İşte Geldim Ekim bükümRamazan Manileri Cemile Cevher 2769 Bir Oda Yaptırdım Hurma Dalından Ank. Devl. Kons. 2783 Ötüyor Bülbüller Gelmedi Bağban Ank. Devl. Kons. 2814 İki de Bülbül Bir Derede Ötüşür Ank. Devl. Kons. 2907 Atma Beni Yabana Volkan Konak 2934 Fincanı Taştan Oyarlar Ank. Devl. Kons. 2935 Garşıdan Gel Göreyim Ank. Devl. Kons. 2944 Islandı da Ötmeyi Kemençemun Telleri Ank. Devl. Kons. 2975 Yanyana Oturalım Konak Volkan Konak 3037 Karşı Beri Mezere Erkan Sürmen 3099 Gız Sana Demedim mi Şenel Önaldı 3125 Anam Beni Vay beni Volkan Konak 3126 Kuko Daldan Aşağı Volkan Konak 3127 Asmam Senin Dalından Volkan Konak 3128 Kapısının Önünde Yeşiller Pazilari Volkan Konak 3129 Soğuk Soğuk Akayi Volkan Konak 3217 Derenin balıkları Tuttu Ortalıkları TRT. Müz. Da. Bşk. 3268 Çayırım Çayırım Kuş Oldum Uçayırım Erkan Sürmen 3501 Duman Aldı Dağlara Ben Kaldım Yaylalara Da. Bşk. 3535 Bizim Yayla Düz Gibi İbrahim Can 3536 Otur da Konuşalım Senin ile Azacuk İbrahim Can 3559 Bizim Köyün Kızları Bakarlar Aynalara TRT Müz. Da. Bşk. 3562 Silme Gözyaşlarımı da Gözlerimde Kurusun TRT Müz. Da. Bşk. 3608 Ormanda Alacalar Işık Başel Kaynakça GÜNAY, Turgut, 1976, Doğu Karadeniz Bölgesinde Atma Türkü Geleneği, I. Uluslar arası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, C. II, Ankara. KAYA, Doğan 1999, Anonim Halk Şiiri, Ankara. KAZMAZ, Süleyman 1976, Rize Halk Şairleri, Ankara. ŞENEL, Süleyman 1994, Trabzon Bölgesi Halk Musikisine Giriş, İstanbul. *Trabzon ve Çevresi Uluslararası Tarih-Dil-Edebiyat Sempozyumu, Trabzon, 3-5/5./2001.
Karadeniz türküleri haberleri ilk sayfaArama Sonuçları KÜLTÜR-SANAT2698 Gün 22 Saat 0 dk. önce yayınlandı 1
karadeniz bölgesi türküleri ve hikayeleri