🥉 Bel Fıtığı Beyin Ve Sinir Cerrahisi
‘Bel Fıtığında Risk Faktörlerine Dikkat’ Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Örnek, bel fıtığındaki risk faktörlerine dikkat çekti, vatandaşları uyardı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op.Dr. Mustafa Örnek, “Toplumumuzda oldukça s
Bu iki yöntemde de ameliyatı gerçekleştiren cerrahların farklı yöntemleri vardır. Örneğin; cerrahlardan birisi bel fıtığı ameliyatını 1 cm’lik açıklıktan yaparken diğeri ise 2 cm’lik bir açıklıktan yapar. Ancak her iki yöntemde de cerrah aynı alana girer ve sonuç değişmez. Bu alan omurgada sadece 1 cm karedir.
Mikrocerrahiyöntemlerle bel fıtığı,boyun fıtığı,kanal daralması,omurga kayma ve kırıkları,beyin tümörü,hidrosefali ameliyatları Özel Su Hastanesi Beyin ve sinir cerrahisi Bölümü'nde Muhammet Bahadır Yılmaz tarafından yapılmaktadır (izmir beyin ve sinir cerrahisi)
Konuya dair Beyin, Sinir ve Omurga Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tunç Koç, bel ve boyun fıtığı problemleri hakkında önemli bilgilerini aktardı. 10 Ağustos 2021, Salı 17:11 Son Güncelleme
Boyun Fıtığı; Bel Fıtığı Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Tlf: 0 322 3386060 (dahili :3212) Muayenehane: Yeni baraj mahallesi, 68009 Sk.
OkanKorkmaz – Beyin ve Sinir Cerrahisi. Bel Fıtığı Tedavisi Toplumda en sık görülen ortopedik rahatsızlıklardan biri olan bel fıtığı, belde şiddetli ağrıya neden olarak günlük yaşamı zorlaştırabilir. Kalça ve bacakta da ağrıyla etkisini gösterebilen bu rahatsızlık cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemler sayesinde
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ercan Armağan, bel fıtığı tedavisinde lazerli epiduroskopi yöntemi ile ilgili bilgi verdi. Dr.
gGKE. Beyin, sinir, omurga ve omurilik hastalıklarının teşhisinin konulduğu ve tedavisinin cerrahi ya da cerrahi olmayan yollarla yapıldığı uzmanlık alanına “beyin ve sinir cerrahisi” denir. Nöroşirurji olarak da bilinen bu uzmanlığın alanına giren birçok hastalık bulunmaktadır. Beyin ve sinir cerrahisi söz konusu olduğunda beyin cerrahisinin hakimiyeti olduğu düşünülse de bu uzmanlık birimi omurilik, omurga ve sinir hastalıklarının tanı ve tedavisini de FıtığıHareketsiz yaşam, fazla kilo, yapılan ani hareketler, sigara ve alkol kullanımı gibi nedenlerle bel bölgesinde bulunan omurların arasındaki tampon görevi gören diskler yapısal değişime uğrar. Kimi zaman, bir jelle dolu olan bu silikonumsu diskler yayvanlaşır kimi zaman ise patlayarak sinirlere baskı yapar. Hastaların şiddetli ağrı çekmesine neden olan ve hayat kalitelerini azaltan bel fıtığı hastalığı beyin ve sinir cerrahları tarafından tedavi FıtığıTıpkı bel fıtığında olduğu gibi; boyun omurları arasındaki disklerin zarar görmesi ve işlevini kaybetmesi sonucu sinir köklerine baskı artması kişilerin şiddetli ağrı, uyuşukluk, güçsüzlük gibi şikayetler yaşamasına neden olur. Yaşın ilerlemesi, hareketsizlik, travma gibi sebeplerle oluşabilen boyun fıtığı tedavisi beyin ve sinir cerrahisi uzmanlık alanına KanamalarıDamarların yapısal bozuklukları, yüksek tansiyon, diyabet, travmalar ve damar tıkanıklığı gibi nedenlerle ortaya çıkabilen beyin kanamalarına acil bir şekilde müdahale edilmesi gerekir. Zamanında tedavi edilmediği takdirde ölüme yol açabilen beyin kanamalarının nasıl oluştuğunun belirlenmesi tedavi sürecine yol CerrahisiYaşanan kazalar ya da alınan darbelerden sonra kişilerde meydana gelen bel, boyun, omurilik, beyin hasarlarına acil müdahale edilen travma cerrahisi; kişilerin sorunlarının kalıcı olmaması için gereken tüm tedavileri uygular. Zamanında, konusunda uzman olan kişiler tarafından müdahale edildiği takdirde travma yaşayan kişilerin yaşadıkları komplikasyonlar minimize AmeliyatlarıBeyindeki sıvı hacminin artmasına bağlı olarak beyin içi basıncın çoğalması durumuna “hidrosefali” denir. Belirtileri kişiden kişiye değişir ve her yaş grubunda gözlenebilir. Sadece cerrahi yollarla tedavi edilebilen hidrosefali hastalığı beyin ve sinir cerrahisi alanına ve Omurilik HastalıklarıYeni doğan bebeklerde ya da çocuklarda görülebilen araknoid kistler, kafa kemiklerinde şekil bozuklukları, doğumsal spinal malformasyonlar, ensefalosel gibi rahatsızlıklar beyin ve omurilik hastalıkları sınıflandırmasına girmektedir. Cerrahi yöntemler kullanılarak bu hastalıkların tedavisi için adımlar NöropatilerSinirlere binen basıncın artması ve sonrasında sinir sıkışması olarak tanımlanabilen tuzak nöropatiler sonucu kişilerde ağrı, hassasiyet ve kimi zaman hissizlik gibi şikayetler oluşmaktadır. Karpal Tunel sendromu, Ulnar sinir tuzak nöropatisi, Meraljia Parestetika, Peoneal sinir tuzak nöropatisi gibi farklı şekillerde görülebilen tuzak nöropatiler; el bileklerinde, dirseklerde, bacaklarda, ayak bileklerinde ortaya çıkabilir. Tuzak nöropati hastalıklarına sahip hastaların cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemlerle tedavisi Kayması- Belde KireçlenmeBel ağrılarına neden olabilen farklı unsurlar vardır. Bel ağrısı şikayeti olan hastaların tetkiklerinin detaylı olarak yapılması ve belirlenen soruna göre tedavi uygulanması gerekir. Omurganın kayıp omurilikleri sıkıştırması sonucu bel kayması adı verilen problemle karşılaşılır. Hastanın hayat kalitesini azaltıp ağrı çekmesine neden olan bu hastalık cerrahi müdahale gerektirir. Belde kireçlenme ise eklemlerin aşınması ve yıpranması olarak ifade edilebilir. Hareketleri kısıtlanan hastalar için öncelikli olarak fizik tedavi Ata Sağlık Hastanesi olarak beyin ve sinir cerrahisi kliniğimize gelen hastalarımıza en güncel teknolojileri en deneyimli cerrahlarımızla sunmaktayız. Kalıcı çözümlerimiz ve hizmet kalitemizle hastalarımızın hayat kalitelerini arttırıp sağlıklı olmaları için tüm tedavi süreçlerinde yüksek başarı ve Sinir Cerrahisiİlgili AlanlarNormal Basınçlı Hidrosefali Nedir?Unutkanlık Tedavi Edilebilir! Normal basınçlı hidrosefali, tedavi edilebilen nadir unutkanlık nedenlerinden biridir. Ortalama yaşam süresinin uzaması, beyin do...Doç. Dr. M. Bahadır YılmazBel Ağrısı Neden Olur? Bel Ağrısı TedavisiBel ağsırı nedir? Erişkinlerin yaklaşık %80’i tüm hayatları boyunca en az 1 kez bel ağrısı atağı geçirir. Omurlar, diskler kıkırdak,omurlar arası eklemler, l...Doç. Dr. M. Bahadır YılmazBel Fıtığı Nedir? Bel Fıtığı TedavisiBel fıtığı en sık son 2 bel diskinde meydana gelir. Bel fıtığı, omurgalar arasında, amortisör görevi gören disklerinzorlama, düşme, ağır kaldırma ya da zo...Doç. Dr. M. Bahadır YılmazTÜM İLGİLİ ALANLAR
Mikrocerrahi ile Bel Fıtığı Ameliyatı Mikrocerrahi ile diskektomi; özel bir takım aletler ve mikroskop kullanılarak yapılan bir ameliyat yöntemidir. İlerlemiş bel fıtığının tedavisinde dünyada uygulanan en iyi tedavi şekli mikrocerrahi yöntemi ile yapılan diskektomi ameliyatıdır. Bel Fıtığı Ameliyatlarında Mikrocerrahi Yönteminin Avantajları; Daha az kesi yapıldığı ameliyat sahasında infeksiyon riski azalır Daha az kas dokusu kesilmeden sıyrıldığı için ameliyat sonrası bel ağrısı çok az olur. Ameliyatta kullanılan mikroskop sayesinde dokular üç boyutlu ve en ince detayına kadar görüldüğünden komplikasyonkanama,sinirin kesilmesi,omuriliğe zarar verilmesi riski çok azdır. Mikrocerrahi yönteminde genel veya spinal anestezi uygulanan hastada cilltte yaklaşık 1,5-2 cm lik kesi yapılır, bel kasları yapışma yerlerinden kesilmeden özel aletler kullanılarak sıyrılır ve fıtık bölgesine ameliyat sonrası bel kaslarında tahribat olmadığı için hastada ameliyat sonrası bel ağrısı olmaz. Ameliyat esnasında mikroşirürjiye uygun olarak tasarlanmış Mikroskop kullanıldığı için ameliyat sahası 3-4 defa büyük görülür böylece sinirin kesilme veya zarar görme ihtimali azalır. Mikrocerrahide omuriliğin ve sinirin üzeri çok az açıldığı içinResim 1 ameliyat sonrası omuriliğin etrafa yapışması riski çok azdır. Özel üretilmiş aletler kullanılarak sinire baskı yapmış fıtık parçaları alınarak mikrodiskektomi ameliyatı tamamlanır. Ameliyat sonrası hasta 3 saat sonra ayağa kaldırılır ve bir gün sonra taburcu olur. Hafif işlerde çalışan hastalarımız 10 gün sonra işlerinin başına dönebilirler iken ağır iş yapanlar ise bir ay sonra çalışmaya başlayabilirler. Bunlar da İlginizi Çekebilir
Bacak ağrısı ile birlikte olan bel ağrılarının en sık rastlanılan nedeni bel fıtığıdır. Bel Fıtığı Kimlerde Daha Sık Gözükür? Bel Fıtığı Nasıl Oluşur? Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir? Bel Fıtığı Teşhisi Nasıl Konur? Bel Fıtığının Tedavisi Nasıl Yapılır? a. Başlangıç safhası b. Bel fıtığı ilerlerse c. Ameliyat gerektiren duru Mikrocerrahi Nedir? Diğer Cerrahi Metodları Nelerdir? Bel Fıtığından KorunmakBel Fıtığının Cerrahi Tedavisi Bel Fıtığı Kimlerde Daha Sık Görülür? Tıp dilinde disk hernisi olarak adlandırılan bel fıtığının toplum içinde rastlanma sıklığı onda bir gibi yüksek bir düzeydedir. Bel fıtığı en sık 35-50 yaş arasında ve her iki cinste de eşit olarak görülür. Omurga yapısı nedeniyle uzun boyluların bel fıtığına yakalanma riskleri daha fazladır. Ağır işlerde çalışanlar, ev hanımları, uzun süre oturmak zorunda kalan masabaşı çalışanları, şöförler, sürekli ayakta duran öğretmen, eczacı, garson gibi meslek sahipleri, açık havada çalışanlar, yoğun stres altındaki yöneticiler bel fıtığına yakalanma olasılığı en fazla olan kesimdir. Bel Fıtığı Nasıl Oluşur? Bel fıtığı omurgalar arasında bulunan disk denilen elastiki kıkırdak dokunun omurgaların basısı nedeniyle öne doğru kayarak omurilik kılıfından çıkan ve bacağın çeşitli bölgelerine giden sinirleri sıkıştırmasıyla oluşur. Bazen ani bir zorlama, ağır bir şey kaldırma, ters bir hareket veya belin üşütülmesi bile bel fıtığına neden olabilir. Ama bel fıtığının en önemli nedeni uzun süren stres ve gerginlikler sonrası kaslardaki aşırı gerilmedir. Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir? Tek veya her iki bacağa vuran ağrılar, ayaklarda uyuşmalar, hareket kısıtlılıkları, yürüme ve oturmada güçlük bel fıtığının belirtileridir. Bel fıtığı ilerlerse iktidarsızlık, çabuk yorulma, idrarını tutamama, dengesizlik ve yürüyememe gibi belirtiler de eklenebilir. Bel Fıtığı Teşhisi Nasıl Konur? Günümüzdeki modern tanı yöntemleri, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans ile bel fıtığı teşhisi kolaylıkla konulmakta ve derecesi belirlenebilmektedir. Bel Fıtığının Tedavisi Nasıl Yapılır? aBaşlangıç Safhası Bel fıtığın tedavisi fıtıklaşmanın, yani disk dediğimiz elastiki maddenin bacağa gidensinirlere yaptığı basının derecesine bağlıdır. Eğer sadece bel ve bacak ağrısı mevcut, herhangi bir uyuşukluk, güç kaybı, hareket kısıtlılığı yoksa bel fıtığı başlangıç safhasında demektir. Bu halde hastaya kas gevşetici ilaçların verilmesi, yatak istirahati ve belini zorlayacak hareketlerden kaçınması önerilir. Hastaya yapılacak öneriler şunlardır 1 Hasta kesinlikle bir iki kiloyu aşan ağırlıkları kaldırmamalıdır. 2 Öne ve yanlara doğru eğilme, belin bükülmesi yasaklanır. Eğer yerden bir şey alınacaksa hastanın çömelerek alması söylenir. 3 Hastaların otururken belinin arkasına bel boşluğunu yok edecek şekilde bir yastık koymaları ve yirmi dakikadan fazla oturmamaları önerilir. Eğer hastanın mesleği gereği uzun süre oturması gerekiyorsa her yirmi dakikada bir yürümesi önerilir. Uzun süre araba kullananlara ise yirmi dakikada bir arabalarını park edip arabalarının etrafında birkaç kez dönmeleri tavsiye edilir. 4 Hastanın yukarıya doğru uzanması yasaklanır. Yukarıdan bir şey alacaksa bir iskemle veya merdivenin üstüne çıkıp alması söylenir. 5 Hastaya belini daima sıcak tutması, açık pencere veya havalandırma önünde durmaması hatırlatılır. 6 Bel ve bacak ağrısı olan hastalar mutlaka stresten kaçınmalıdır. Stres ağrıyı arttırmak yanında bel fıtığının ilerlemesine de yol açabilir. Hastanın evde kaldığı süre içinde yatak istirahati yapması önerilir. Çok sert zeminlerin sanıldığının aksine zararları daha fazladır. Kaliteli bir yaylı yatakta ve hastanın kendince en rahat edebildiği pozisyonda yatması daha uygundur. bBel Fıtığı İlerlerse Eğer yukarıdaki önerilere, istirahate ve kas gevşetici ilaçlara rağmen hastanın şikayetleri devam ediyorsa fizik tedavi uygulanmalıdır. Fizik tedavi mutlaka bir uzmanın denetiminde olmalıdır. Fizik tedavi sırasında ilk bir kaç gün ağrılarda artma olabilir, ama hasta onbeş yirmi seans fizik tedaviye devam etmelidir. Bel çektirme, akupunktur, bele balık bağlama, el masajı, zift yakma gibi yöntemler ancak istirahatle bile iyi olabilecek bel fıtıklarına fayda edebilir. Bu tip alternatif tedavi metotlarının amaçları fizik tedavide olduğu gibi kasları gevşetme esasına dayalıdır. Ama amacı dışında uygulanırsa bu metotlar faydadan çok zarar getirir. Eğer yapılan tüm tedavilere rağmen hastanın ağrıları geçmemiş ise nükleoplasti metodu uygulanabilir. Nükleoplasti ileri dereceye ulaşmamış bel fıtıklarında fıtıklaşmış diske bilgisayarlı tomografi altında bir iğne ile girilerek radyofrekans dalgalarıyla diskin ısıtılması, diskin içindeki sinirlerin harap edilmesi ve diskin içinde boşluklar açarak fıtığın çökmesi esasına dayanır. Nükleoplasti tek seans olarak ve hastanede yatma gerekmeden uygulanan bir metottur. Herhangi bir riski yoktur, ama fıtığı tamamen yok etmesinin garantisi yoktur. cAmeliyat Gerektiren Durumlar Fizik tedaviye rağmen hastanın ağrıları devam ediyorsa veya geriletilmeyen bir güç kaybı, bacakta incelme, dayanılmaz ağrılar varsa veya çekilen tomografi veya MR filmlerinde diskten bir parça koptuğu tespit edilirse çözüm cerrahi müdahaledir. Ameliyatla omurilikten çıkan sinirlere olan mekanik bası giderilmelidir. Eğer cerrahi müdahale yapılmaz ve sinire bası devam ederse hastada idrarını tutamama, seksüel gücün kaybı, ayaklarda felç gibi sorunlar gelişebilir. Maalesef halk arasında ameliyat olursam sakat kalırım, uzun süre yataktan kalkamam, korse takmak zorunda kalırım veya fıtığım tekrarlar, tekrar ameliyat olurum gibi inanışlar mevcuttur. Ama mikrocerrahi sayesinde bu tip korkulara gerek kalmamıştır. Mikrocerrahi Nedir? Yaklaşık altmış yıldır uygulanmakta olan klasik bel fıtığı ameliyatları sonucu hastaların tam olarak iyileşememeleri, uzun süre ağrı çekmeleri, işlerine geç dönmeleri cerrahları bu konuda arayışlara yöneltmiştir ve yirmi iki yıl önce Caspar ve Yaşargil tarafından mikrodiskektomi metodu bulunmuştur. Mikrodiskektomi hastaların ayağa kalkış ve işlerine dönüş süreçlerini kısaltmış, fakat özel eğitim, özel mikroskop ve özel aletler gerektirdiğinden arzu edilen düzeyde yaygınlaşamamıştır. Bu nedenle halk arasında bel fıtığı ameliyatından sonra sakat kalırım, normale dönemem korkusu oldukça yaygın bir şekilde devam etmektedir. Bel fıtığında uygulanan mikrocerrahi metoduyla hastalar ameliyat olduktan altı-yedi saat sonra ayağa kalkıp yürümekte ve bir gece hastanede yattıktan sonra evlerine gidebilmektedir. Bu metot sayesinde sadece bir buçuk-iki santimlik bir kesi yapılmakta ve ameliyat sonrası cilt yüzeyine dikiş konmamaktadır. Ameliyatın gelişmiş mikroskoplar altında yapılması ameliyat bölgesindeki sinirlerin 25 veya 40 büyütmeyle görülmesini, böylece sinirlere hasar verme riskini sıfıra indirmeyi sağlamaktadır. Halen bu metotla bel fıtığı ameliyatları korkulu rüya olmaktan çıkmış, bel fıtığı olan hastaların hastalıkları nedeniyle üzüntüye kapılmalarını önlenmiştir. Hastalar ameliyat oldukları gün veya ertesi gün taburcu olabilmekte, bir hafta içinde de normal yaşantılarına dönebilmektedirler. Bazı hastalar ise ameliyattan değil narkoz almaktan korkmaktadırlar. Birçoğunda uyuyup bir daha uyanamama korkusu vardır. Epidural anestezinin bel fıtığı ameliyatlarında da kullanılması ile bu korku ortadan kaldırılmış, artık bel fıtığı ameliyatları konuşa konuşa yapılır hale gelmiştir. Hastalar ameliyat sırasında rahatlıkla sohbet eder, şarkı söyleyebilir, ameliyat sırasında yakınlarını arayabilir hale gelmişlerdir. Diğer Cerrahi Metodları Nelerdir? Daha önceleri uygulanan lazerle belfıtığı ameliyatları, perkütanöz endoskopik diskektomi denilen ayaktan tedavi metotları ve kemonükleozis denilen ilaçla diskin eritilmesi metotları ancak istirahatle ve fizik tedaviyle iyi olabilecek hastalara fayda ettiğinden yavaş yavaş terkedilmektedir. Bir çok hastalıkta da olduğu gibi bel fıtığından değil geç kalınmaktan korkulmalıdır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Lomber Disk Hernisi Bel Ağrısı ve Radikülopati Bel ağrısı sık görülür ve insanların tıbbi yardım aldıkları sağlık problemleri arasında ikinci sırada yer alır. Bel ağrısı, 45 yaş altındaki kişilerde en sık disabilite nedenidir. Hastaların yalnızca %1inde radiküler bulgular vardır ve %1-3’ ünde lomber disk herniasyonu görülür. Bel ağrısı olgularının %85 inde, spesifik bir tanı konulamaz. İlk değerlendirme potansiyel olarak ciddi patolojileri gösteren ’ kırmızı bayraklar’’ ı kapsar. Bunların yokluğunda, görüntüleme çalışmaları ve daha ileri laboratuar testleri bel ağrısı yakınmalarının ilk 4 haftasında sıklıkla gerekmez. Rahatsızlığın dindirilmesi için en iyi yol analjeziklerdir. Aktivitelerin kısıtlanması bazı olgularda gerekli olabilir. Ancak 4 günden fazla yatak istirahati faydadan çok zarar vereceğinden, hastaların işlerine veya günlük normal aktivitelerine en kısa sürede dönmesi desteklenmelidir. Bel ağrısı olan hastaların %85-90 ı hiçbir tedavi yapılmasa dahi 1 ay içerisinde iyileşir. Disk herniasyonu kaynaklı siyatik ağrısı, hastaların %80’inde cerrahi tedavi yapılmasa bile 1 ay içerisinde düzelir. Kırmızı Bayraklar 1- Kanser veya Enfeksiyon 50 yaş Kanser öyküsü Açıklanamayan kilo kaybı İmmünsüpresyon ÜTİ, IV ilaç istismarı, ateş veya üşüme, titreme İstirahatta düzelmeyen ağrı 2- Omurga Kırığı Önemli travma öyküsü Uzun süreli steroid kullanımı > 70 yaş 3- Kauda Equina Send. veya Ciddi Nörolojik Tehdit İdrar yapamama veya taşma inkontinansının akut ortaya çıkışı Gaita tutamama veya anal sfinkter tonusunda kayıp Eyer tarzı anestezi Alt ekstremitelerde tamamen veya ilerleyici kuvvet kaybı Disk Patolojiler İçin Terminoloji Dejenere Disk Bazı makaleler dejenere diskin olası bir inflamatuvar mekanizma ile radiküler ağrıya yol açabileceğini belirtir, ancak bu görüş evrensel olarak kabul edilmemiştir. Vakum Fenomeni Görüntüleme yöntemleri ile disk aralığında gaz olması, genellikle disk dejenerasyonunu gösteriri. Enfeksiyon değildir. ContainedSınırlı Herniasyon Tamamı sağlam fakat muhtemelen gerilmiş bir kapsül ya da anulusun içerisinde bulunan yer değiştirmiş disk dokusu. Bu durumu anulusun dışına çıkmış ve posterior longitudinal ligamentin altında bulunan uncontained bir herniasyondan ayırmak mevcut görüntüleme yöntemleri ile zor olabilir. Bulging Disk Diskin, disk aralığının periferik sınırlarının ötesine genel olarak yer değiştirmesi yapısal olarak >%50 , >180 derece olarak herniasyon çeşidi olarak düşünülmez. Bir normal bulgu olabilir, genellikle semptomatik değildir. Herniasyon Diski , disk aralığının periferik sınırlarının ötesine lokal olarak yer değiştirmesi < %50 veya <180 derece olarak tanımlanır. Fokal Disk çevresinin %25’inden azı Geniş Tabanlı Disk çevresinin %25-502i Protrusion Herhangi bir kesitte yer alan fragmandan daha dar olan bir boyuna sahip olmayan fragmandır. Extrusion En azından bir kesitte yer alan fragmandan daha dar olan bir boyuna alt tipi vardır; a Sekestrasyon Herniye parçanın diskin origini ile devamlılığı kaybolmuştur.Serbest Fragman b Migrasyon Sekestrasyon olup olmadığına bakılmaksızın herniye parça ekstrüde olduğu bölgeden uzağa yer değiştirmiştir. İntravertebral Herniasyon Schmorl’s nodülü Disk, kranio-kaudal yönde kıkırdak end-plate aracılığı ile vertebra korpusu içine herniye olmuştur. Patoanatomi İntervertebral diski anatomisine bakılacak olursa; iki end plate arasında, ortada yarı sıvı kıvamında nükleus pulpozus etrafında lamellar şeklinde uzanan kollejen liflerden oluşan anulus fibrozustan oluşmaktadır. Von Luscka, yapısı göz önünde bulundurulduğunda, bu alanı diartroz tipi ekleme benzetmiş; her iki end plate’i artiküler yüzler; anulus fibrozusu eklem kapsülü; nükleusu ise, içindeki sıvıyla beraber sinoviya ve eklem boşluğu olarak tanımlamıştır. End plate, nükleus pulpozus ve anulus fibrozus kapalı bir sistem olarak çalışmaktadır. Nükleusa gelen kompresif yükler sıkışan ve düzleşen nükleus tarafından tensil kuvvet olarak anulus lamellerine transfer edilir. Disk, iki vertebra arasında faset eklem hizasında, spinal kanalın ön bölümünü oluşturur. Bu alan, posterior longitudinal bağ tarafından kaplanır; bu bağ orta hatta son derece kalınken, laterale doğru incelerek ilerler ve diskin inferolateralini kaplar. Bu dağılım sonucu, diskin posterolaterali güçsüz kalmaktadır. Bu nedenle, bu bölge disk hernilerinin en sık görüldüğü alandır. L1-L2 hizasında sonlanan spinal kord, kauda equina olarak devam eder. Kökler, bu seviyeden sonra, çıktıkları foramenin bir üst seviyesinde kaudadan ayrılır. Örneğin; L5 kökü, L4 korpus hizasında dural keseden ayrılarak, aşağıya doğru lateralize olarak devam eder ve L5 forameninde çıkar. Bu anatomik durum göz önünde bulundurulduğunda, herniye olan diskin kanal içindeki yeri, bası altındaki kökü belirlemede yardımcı olur; bundan dolayı, spinal kanal longitudinal olarak bölgelere ayrılmıştır. Bu bölgeler; santral, lateral reses, foraminal ve ekstraforaminal şeklindedir.Şekil-2. L4-L5 diskinden kaynaklanan herni, lateral reseste L5 köküne basarken, ekstraforaminal ise L4 köküne basar.Şekil-3 Patofizyoloji Disk herniyasyonu, sıklıkla dejenerasyon sürecindeki patolojilerden biridir. Bu, özellikle torsiyonel kuvetlere dayanamayan anulus fibrillerinin yırtılması ve bunun sonucu kapalı bir sistem olarak çalışan end plate-nükleus-anulus kompleksinin devre dışı kalması ve gelen kompresif kuvvetin etkisiyle nükleusun yırtık anulus bölgesinden herniye olması şeklindedir. Nükleus, notokord artığı olması nedeniyle, vücut için antijeniktir. Herniye olan nükleusa karşı başlayan immünolojik reaksiyon, sinir kökündeki inflamasyonu arttırmakta ve bası etkisiyle birlikte şiddetli radiküler bulgulara neden olmaktadır. Bu durum, lomber disk hernisindeki klinik tablonun, periferik tuzak nöropatilere göre daha şiddetli ve erken başlamasına neden olmaktadır. Nükleus ne kadar intakt ve sıvı formundaysa, o kadar kolay herniye olur. Bu nedenle, semptomatik lomber herniler genç yetişkinlerde daha sık görülür. Birincil olarak, patoloji anulusun yırtılmaya başlamasıyla ortaya çıksa da, bir diğer süreç; gelen kompresif yüke bağlı gelişen end plate kırığı ve verbra korpusundaki spongiyöz kemik ve kan elemanlarıyla temas eden nükleusa yönelik bir immün reaksiyon başlaması ve nükleusun rezolüye olarak disk mesafesinin daralması, dolayısıyla gelen bütün yükü almak zorunda kalan anulusun, kanala doğru migre olarak, kanal darlığına veya kök basısına neden olmasıdır. Oluşan bu bası, radiküler ağrıyla birlikte kliniğin oturmasının sağlar. Sıklık göz önünde bulundurulduğunda, seviyenin mobilitesi herni görülme riskini arttırmaktadır. Bundan dolayı, en fazla disk hernisi görülen seviye, en mobil olan L4-5 ve L5-S1 %95 seviyeleridir. Ardından, L3-4 ve proksimale doğru azalarak devam etmektedir. Klinik ve Semptonlar Öyküde karakteristik olarak; Semptomlar bel ağrısı ile başlar, günler veya haftalar içinde aniden veya giderek radiküler ağrıya dönerken sıklıkla bel ağrısı azalır. Ortaya çıkaran faktörler olarak çeşitli nedenler suçlanır, ancak hastalığa kesin yol açan sebep nadiren saptanır. Uyluk ve dizin birlikte fleksiyonu ile ağrı azalır. Hastalar genellikle fazla hareket etmek istemez, yine de bir pozisyonda uzun süre kalmak ağrıyı arttırabilir ve bu bazen, her birkaç dakika veya 10-20 dakikada bir pozisyon değiştirilmesini gerektirebilir. Bu durum örneğin üretral tıkanıklıkta olan sürekli ağrıdan farklıdır. Öksürme, Hapşırma veya gaita çıkarma esnasında ıkınma ile ağrıda artış mevcuttur. Mesane belirtileri İşeme fonksiyon bozukluğu %1-18’dir. Çoğu işeme zorluğu, devamlı idrar varmış hissi ve idrar retansiyonundan oluşur. Azalmış mesane hissi ilk belirti olabilir. Geç dönemde ise idrara yetişememe, sık idrara çıkma noktüri, işeme sonrası rezidüyü içeren irritatif belirtiler görülebilir. Radikülopatide daha az olmak üzere idrar kaçırma ve taşma inkontinansı bildirilmiştir. Lomber disk hernisi nadiren sadece ameliyat sonrası düzelen mesane belirtileri ile kendini gösterebilir. Radikülopatide Fizik Muayene Bulguları Bel ağrısı tek başına genellikle minör bir komponent olup akut bel ağrısı olan hastaların %1’inde syatalji bulguları vardır. Siyataljinin disk hernisi için sensivitesi o kadar yüksektir ki, siyatalji yokluğunda klinik olarak belirgin bir disk hernisi olma olasılığı yaklaşık 1000 de 1 dir. İstisnaları ise lomber dar kanal belirtileri oluşturan bir santral disk hernisi veya kauda equina sendromudur. Sinir kökü basısı düşündüren bulgular ; 1- Radikülopati işaret ve bulguları Alt ekstremiteye yayılan ağrı Motor güçsüzlük Dermatomal duyu değişiklikleri Refleks değişiklikler 2- Siyatik çentik üzerinde hassasiyet 3- Pozitif sinir kökü germe işaretleri Lasegue Belirtisi Düz Bacak Germe Testi-SLR Hasta supin pozisyonda iken etkilenen ekstremite ağrı oluşana kadar bilekten tutularak kaldırılır. 60 derecenin altında oluşmalıdır, bu açının üzerinde sinirdeki gerilme hafif artar Pozitif test bacak ağrısı ve ağrının dağılımında paresteziden oluşur yalnız bel ağrısı yeterli değildir. Kalça patolojisi nedeni ile olan ağrıyı syatikten ayırmaya yardım eder. SLR esas olarak L5 ve S1 köklerini gerer, L4 kökünü daha az gerer, daha proksimal kökler çok az gerilir. Sinir kökü basısı vakaların yaklaşık %85’inde pozitiftir. Cram Testi Hasta supin pozisyonda, semptomatik bacak, hafif diz fleksiyonunda kaldırılır. Sonra diz ekstansiyona e benzer sonuç verir. Çapraz cross Düz Bacak Kaldırma Testi Fajersztajn Belirtisi Ağrı olmayan bacakta SLR, karşı bacak ağrısına neden olur. Daha santral yerleşimli bir disk herniasyonu ile uyumlu olabilir. Femoral Germe Testi Hasta prone pozisyonda hekimin avuç içi popliteal fossada iken diz maksimal dorsifleksiyona getirilir. L2, L3, L4 kökleri basısında veya uzak lateral lomber disk herniasyonunda pozitiftir. Bowstring İşareti SLR ile ağrı oluştuğunda diz fleksiyona getirilerek yatağa yaklaştırılır. Bu manevra ile siyatik ağrısı azalırken kalça ağrısı devam eder. Otururken Diz Ekstansiyon Testi Hasta oturur ve her iki kalça 90 derece fleksiyonda iken diz yavaşça kaldırılır. SLR’nin orta derecesi kadar sinir köklerini gerer. 4- Lomber radikülopatide kullanılan diğer testler FABER Fleksiyon-ABduksiyon-External Rotasyon Patrick testi olarak da bilinir. Kalça ve diz fleksiyona getirilir, lateral malleol karşı diz üzerine konulur. Aynı taraftaki diz muayene masasına doğru yaklaştırılır. Bu test ile kalça ağrısı şiddetlenirken siyataljik ağrı değişmez. Trendelenburg İşaret Hasta ayakta duru ve bir bacağını kaldırırken hastanın pelvisi gözlenir. Normalde pelvis horizontal durmaya devam eder. Pelvis, kontralateral uyluk addüktörlerinin L5 tarafından innerve edilir zayıflığını gösterecek şekilde kaldırılan bacak doğrultusunda aşağıya eğiliyorsa test pozitiftir. Karşı Addüktörler Patella refleksi değerlendirilirken karşı taraf addüktörleri kasılır. Sinir Kökü Sendromları Bir lomber disk hernisi genellikle o aralıktan çıkan sinir köküne değil bir aşağıdaki nöral foramenden çıkan sinir köküne bası yapar. Örneğin L5-S1 lomber disk hernisi S1 radikülopatisine neden olur. L3-4 LDH L4-5 LDH L5-S1 LDH Genelde sıkışan kök L4 L5 S1 LDH’lar arasındaki % si %3-10 %40-45 %45-50 Bozulan Refleks PATELLA REFLEKSİ MEDİAL HAMSTRİNG AŞİL REFLEKSİ Motor Zayıflık QUADRİCEPS FEMORİS TİBİALİS ANTERİOR GASTROKNEMİUS Azalmış Duyu MEDİAL MALLEOL VE AYAK MEDİALİ BAŞPARMAK ARALIĞI VE AYAK SIRTI LATERAL MALLEOL VE AYAK LATERAL Ağrı Duyumu ANTERİOR UYLUK POSTERİOR ALT EKSTREMİTE POSTERİOR ALT EKSTREMİTE, SIKLIKLA AYAK BİLEĞİNE KADAR Tanı Elektrofizyolojik Testler Klinik değerlendirmede radikülopati tanısı olası görülüyorsa elektrofizyolojik test önerilmez. Yine de bu testler başka patolojilerden şüphenilen hastalarda örn. Nöropati,myopati,myelopati vb. veya radikülopati tanısı kesin olmadığında örn. MRG’de görülen herniye lomber disk her zaman semptomatik olmayabilir yararlıdır. A EMG Akut veya kronik sinir kökü fonksiyon bozukluğunu, myelopati ve myopatiyi göstermektedir. Semptomların 3-4 haftadan kısa süreli olduğu durumlarda güvenilir değildir ve endikasyonu yoktur. Etkilenen seviyenin belirlenmesindeki doğruluk oranı %84’tür. B H-refleks Sinir kökleri boyunca duyu iletimini ölçer. Çoğunlukla S1 radikülopatiyi değerlendirilmede kullanılır. C SSEP-SOMATOSENSORİYAL UYARILMIŞ POTANSİYEL Periferik sinir içerisinde giden afferent lifleri ve omurilikte duyusal nöronlarıposterior kolonu değerlendirir. Şüphelenilen spinal dar kanal veya spinal myelopatiyi değerlendirmede kullanışlı olabilir. D SİNİR İLETİM ÇALIŞMALARINCV LER DAHİL Radikülopatiyi taklit edebilecek akut/kronik tuzak nöropatileri göstermede yardımcı olabilir. Radyoloji Aşağıdaki hastalarda radyografik görüntüleme tavsiye edilir 4 haftadan uzun süren ve cerrahi tedavi düşündürecek ciddiyette belirtileri olan aşağdaki bengin durumlarda ; Bel ile ilişkili bacak semptomları ve sinir kökü hasarının klinik bulguları varsa Nörojenik kladikasyon öyküsü varsa Kırmızı Bayraklar Omurgayı etkileyen diğer ciddi durumları gösteren fizik muayene ve diğer test sonuçlarının olduğu durumlarda A- Lumbosakral Direkt Grafiler Lumbosakral direkt grafiler yardımıyla disk hernisi gibi cerrahi durumların tanısı konulmaz. Önemi belli olmayan çeşitli doğumsal anomaliler Örn. Spina Bifida ve dejeneratif değişiklikleri gösterir. Kırmızı Bayraklar bulunmadığı sürece belirtilerin ilk bir ayı içerisinde direkt grafi önerilmez. Direkt grafiler gerekli olduğunda; ön-arka ve yan görüntüler genellikle yeterlidir. B- MRG Çoğu disk herniasyon vakalrının tanısında BT ve myelografinin yerini almıştır. Geçirilmiş bel cerrahisi olanlarda tercih edilmesi gereken ilk testtir. Lomber disk hernisinde spesifite ve sensivitesi; yalnızca myelografiden daha üstün olan BT/Myelografi ile eşit düzeydedir. MR görüntülemelerinde lomber diskin, disk mesafesi dışında sinir kökü veya tekal keseye yaptığı basıya ek olarak, diskin dejenerasyonunu düşündüren disk mesafesi içindeki sinyal değişikliklerini de gösterebilir. C-Lumbosakral BT Lomber disk hernisi için sensitivitesi %80-95 , spesifitesi %68-88’dir. Disk maddesinin dansitesi tekal kesenin yaklaşık iki katıdır. Herniye olan disk ile ilgili; epidural yağ kaybı normalde kanalın antero-lateralinde düşük dansiteli olarak görülür ve tekal kesenin normal konveksitesinin herniye disk tarafından yapılan indentasyon hakkında bilgi verir. Yumuşak dokuyu görüntülemede MRG kadar etkili değilken , kemik yapılar MRG dan daha ayrıntılı olarak görüntülenebilir. D- Myelografi Herniye lomber diskin saptanmasında, suda çözünen kontrast madde kullanıldığında sensitivitesi %62-100 ve spesifitesi %83-94 BT ile benzerdir. Myelografi sonrası BT ile kombine edildiğinde sensvitesi ve özellikle spefisitesi artar. Myelografide L5-S1 seviyesinde vertebra korpusu ile tekal kese arasında yer alan büyük mesafede bir herniye disk görülmeyebilir.duyarsız aralık Herniye disk, intervertebral disk seviyesinde ekstradural dolma defekti oluşturur. Bazı herniye lomber disk olgularında, örneğin yalnızca sinir kökü çıkışında kontrast madde dolum defektinde ibaret disk hernilerinde bulguları saptamak çok zor olabilir. Fark edilmesi zor diğer bir bulgu da lateral görüntü de ’çift gölge’’dir. E- Diskografi İncelenen intervertebral diskin nükleus pulpozus’una doğrudan suda çözünür kontrast madde enjeksiyonu sonrası radyolojik olarak incelenmesidir. İnvaziv bir işlem olması , değerlendirilmesinin sübjektif olması , çevre dokulara hasar verme riskinin yüksek olması nedeniyle günümüzde pek sık kullanılmamaktadır. Tedavi Konservatif Tedavi a- Aktivite Modifikasyonları Yatak İstirahati 4 günün üzerindeki yatak istirahati nedeni ile oluşan deaktivasyon, kademeli olarak normal aktivitelerine dönmekten daha kötü görünmektedir. Supine semi-Fowler pozisyonun hastaların semptomlarnı ve aynı zamanda ağrıya neden olan hareketlerini azaltmaktadır. Aktivitenin Modifikasyonu Günlük aktivitelerin kesintiye uğramasını minimuma indirmek için tolere edilebilir bir rahatsızlık seviyesinde fiziksel aktiviteye devam edilmelidir. Ağır ve tekrarlayıcı kaldırma, tüm vücut vibrasyonu, asimetrik veya aynı pozisyonda uzun süreli postürden kaçınılmalıdır. Egzersiz Belirtilerin ilk bir ayı içerisinde düşük stresli aerobik egzersizler inaktiviteye bağlı zayıflığı minimuama indirebilir. İlk iki hafta beli en az zorlaya egzersizler önerilir. b-Analjezikler Asetaminofen veya NSAİD başlangıçta kısa süreli verilebilir. Daha güçlü analjezikler çoğu zaman opioidler daha şiddetli ağrılarda özellikle ciddi radiküler ağrılarda gerekli olabilir. c-Kas Gevşeticiler Kas spazmının ağrıya yol açtığı kanıtlanmamıştır ve kas gevşetici ilaçların kas spazmı üzerinde periferik etkisi yoktur. Placebodan muhtemelen daha etkilidirler. d-Eğitim Uygun postür, uyku pozisyonu, kaldırma teknikleri vs hastaya anlatılmalıdır. e-Spinal Manipulasyon Tedavisi – SMT Ağırlığa karşı uzun ve kısa kaldıraç yöntemleri kullanılarak hedef eklemin istemli hareketinin sınırlarına kadar zorlanması ve takiben ek yük uygulanması prensibine dayanan manuel terapidir. Radikülopatisi olmayan akut alt lomber yakınmalı hastalarda belirtilerin ilk bir ayı içerisinde ve bir ayı geçmeyecek sürelerde kullanıldığında yararlı olabilir. f-Epidural Enjeksiyonlar Epidural kotrikosteroid enjeksiyonunun akut radikülopati tedavisinde etkili olduğunu gösterir bir kanıt yoktur. Cerrahi Tedavi Birçok araştırmaya rağmen, hangi hastaların kendi başına iyiye gideceği veya hangi hastaların cerrahi ile düzeleceği kesin olarak bilinmemektedir. Akut disk herniasyonlu hastaların %85’i cerrahi müdahale olmaksızın ortalama 6 hafta içinde belirgin iyileşme gösterir. Çoğu klinisyenler cerrahi düşünmeden önce, radikülopatinin ortaya çıkışından itibaren 5-8 hafta süre ile beklemeyi savunurken bu konu hala tartışmalıdır. Lomber disk hernisinde acil cerrahi gerektiren durumar; Kauda equina sendromu İlerleyici motor kayıp Uygun narkotik analjezik ile tedaviye rağmen ağrısı dayanılmaz olmaya devam eden hastalarda acil cerrahi tedavi gerekli olabilir. Cerrahi Seçenekler Trans-Kanal Yaklaşımlar A- Standart Açık Lomber Laminektomi-Diskektomi Siyatalji bakımından iyileşme oranı ameliyat sonrası birinci yılda %65-85’dirü, konservatif tedavide bu oran %36 olarak bildirildi. B-Mikrodiskektomi Sonuçlar standart diskektomi ile benzerlik gösterir, ancak daha küçük kesiler kullanılır. Kozmetik kaygı, hastanede kalış süresi, kan kaybı açısından avantajlıdır. Sıklıkla genel anestezi altında, spinal anestezide tercih edilebilir. Hasta pron pozisyonda yatırılır. Abdomen rahat olacak şekilde, yastıklarla veya hazır spinal çerçeve ile desteklenir. Abdomenin bası altında olmaması, epidural venlerin basıncının düşük olmasını, böylece kanama miktarının daha az ve cerrahi sahanın görüşünün daha kolay olmasını sağlayacaktır. Bu destekle, kalça eklemi fleksiyona gelir ve interlaminar alanın genişlemesi sağlanır. Eğer semptomatik olan fragman küçük ise, kalçanın fleksiyona alınışı fragmanın tespitinde zorluk çıkaracağı için, hastanın kalça ve lomber bölgesi nötralde olacak şekilde yatırılması kolaylık yaratacaktır. Ardından, floroskopi ile seviye tespiti yapılır. İliak kanatların superior krestlerini birleştiren çizgi, L4-5 diski veya L3-4 spinöz çıkıntısı hizasındadır. Floroskopi eşliğinde yapılan seviye tespiti sonrası, temizlik ve örtüm yapılır. Ardından, cilt insize edilir. Cilt altı doku geçilir ve spinöz çıkıntıya yakın olacak şekilde, kaslar koter yardımıyla laminaya doğru sıyrılır. Bu işlem, periost elevatörü veya Cobb elevatör yardımı ile sıyrılarak da yapılabilir. Ardından, interlaminar alan faset ekleme kadar ortaya konur; bu aşamada, faset eklemin kapsülünün hasar görmemesine dikkat etmek gerekir. Cerrahi sahanın açıklığını sağlamak için ekatör kullanılabilir. Ekartör, ucu faset eklem lateraline dayanacak şekilde yerleştirilir. Ardından tekrar seviye tespiti yapılır. Ardından, lamina etrafındaki yumuşak dokular rongeur veya küret yardımıyla temizlenir. Laminatomi yapılacak alan, rongeur yardımıyla inceltilir. Ardından, mikroskop cerrahın karşısından yaklaşacak şekilde alınır. Lamina, ligamentum flavum aksı boyunca kraniyale doğru kerison ile yenmeye başlanır. Ligamentum falvum’un serbestleştiği alandan itibaren, laterale doğru laminotomi genişletilir. Dissektör yardımıyla, lamina altında ligamentum flavum sıyrılır ve gevşetilmeye çalışılır. Laminotomi ile açılan spongiyöz kemikten kanama, kemik uçlarına konan kemik mumu yardımıyla serbest ligamentum flavum, dura ve kök görünene kadar eksize edilir. Bu sırada oluşacak kanamalar, bipolar koter ve ipli pamuk yardımı ile kontrol altına alınır. Ardından, kök mediyale ekarte edilerek, disk fragmanı ortaya konur. Künt bir alet ile, disk olduğu düşündüğümüz yapıya vurarak kök olmadığını son defa kontrol ettikten sonra, 15 numara bistüri yardımıyla anülotomi yapılır ve fragman, hipofiz punch yardımıyla eksize edilir. Kanalın ve kökün rahat olup olmadığı, hook yardımıyla kontrol edilir. Ardından, anülotomi sahası serum fizyolojik ile yıkanarak, serbest fragmanların saptanması ve temizlenmesi sağlanır. Kanama kontrolü yapıldıktan sonra, fasya ve tüm katlar dikkatlice kapatılır. Herhangi bir dren koymaya gerek yoktur. C-Sekestrektomi Diskin sadece herniye olan kısmının çıkarılması Disk İçi Uygulamalar Disk içi uygulamalar; contained disk herniasyonlarında uygun olup en uygun seviye L4-5’teki disk uygulamalar ciddi nörolojik kaybın varlığında önerilmezler. A- Kemonükleozis Disk içine kimopapain enjekte edilmesidir. Kabul edilebilir bir tedavidir; ancak rutin veya mikrodiskektomiden daha a etkilidir. En belirgin komplikasyonu anaflaksi iken diskitis, nörolojik hasar, vasküler hasar, tromboflebit, pulmoner emboli ve çok nadiren transvers myelit daha az görülen komplikasyonları arasında sayılabilir. B- Otomatik Perkütan Lomber Diskektomi İntervertebral disk mesafesi merkezinden disk maddesini çıkarmak için nükleotom128 kullanılır. Başarı oranı kemonükleozisten düşüktür. C-Perkütan Endoskopik Diskektomi Non-contained parçaları tedavi edilebilir olsa da temelde contained disk herniasyonları için endike olan disk içi uygulamalardır. D-Disk İçi Endotermal Terapi Disk içi elektrotermal anuloplasti olarak da bilinir. E- Lazer Disk Dekompresyonu Disk içine bir iğne yerleştirilerek, iğne içinden fiberoptik kablo geçirilir ve laser uygulanarak diskin ortasında bir delik açılacak şekilde disk materyali yakılır. Cerrahide Ek Tedaviler -Diskektomi Sonrası Epidural Steroidler Diskektomi sonrası yara kapatılmadan önce tekal kese ve sinir kökünün steroidle metil-prednizolon irrigasyonu ve açılış ve kapanışta paraspinal kasların bipuvakain infiltrasyonu ile beraber kullanımı; hastanede kalış süresini ameliyat sonrası ağrı kesici ilaç kullanım gereksinimi azaltabilir. Komplikasyonlar Yaygın Komplikasyonlar 1- Enfeksiyon Yüzeyel yara enfeksiyonu %0,9-5 Çoğunda etken Derin enfeksiyon <%1 2- Artmış Motor Defisit %1-8 3- Kasıtlı Olmayan İnsidental Durotomi %0,3-1,3 BOS fistülü %0,1 Psödomeningosel %0,7-2 4- Nüks Lomber Disk Hernisi %4 Yaygın Olmayan Komplikasyonlar 1- Nöral Yapılarda Direkt Hasar 2- Vertebra Korpusunun Ön Tarafındaki Yapılarda Hasar Ant. Long. Ligament %12 Vasküler yapılar Seviyesine göre Aort, inf. , A/ V. İliaca com. Üreter Bağırsak Sempatik trunkus 3- Nadir Enfeksiyonlar Menenjit Derin Enfeksiyon Diskitis, Spinal Epidural Abse 4- Kauda Equina Sendromu %0,21 5-Pozisyon Verilmesi ile İlgili Komplikasyonlar Bası nöropatileri Anterior tibial kompartman sendromu Göz üzerinde basınç artışı sonucu korneal abrazyonlar ve ön kamarada hasar Servikal vertebra fraktürleri 6- Ameliyat sonrası araknoidit 7- PTE 0,1 8- Refleks sempatik distrofi 9- Oglive Sendromu Kolonun psödoobstrüksiyonu=İleus Post-Op Bakım Anestezi sonrası ayrılma ünitesine kabul edilir İlk 4 saatte her iki saatte bir, ilk 24 saatte her dört saatte bir ve sonrasında her 8 saatte bir vital bulgularının takibi Yardımla ayağa kaldırılır, hasta tolere ettikçe aktivite arttırılır Diyet Berrak sıvılar, hasta tolere ettikçe aktivite arttırılır İlaçlar Antibiyotik, lüzumu halinde laksatifler, analjezik Laboratuvar Operasyona bağlı olarak kanam miktarı vs. tercihen Nörolojik muayene Yapılan seviyedeki sinir köklerine uygun olası işaretler aranır. Herhangi bir nörolojik kayıpta spinal epidural hematom unutulmamalıdır. Pansuman BOS kaçağı, aşırı kanama işaretleri aranır. Ekstrem Lateral Lomber Disk Herniasyonları Faset hizasında foraminal disk herniasyonu veya fasetin distailnde ekstra-foraminal lomber disk herniasyonu olarak adlandırılır. En sık L4-5 sonra L3-4 te görülür. Tutulan sinir kökü genellikle o seviyedeki foramenden çıkan köktür. SLR; başlangıcından 1 hafta sonra negatifleşir. Herniasyon tarafında laterale eğilme ile hastaların %75’inde ağrı ortaya çıkar Ağrı rutin lomber disk herniasyonunda görülenden daha ciddi olma eğilimindedir. dorsal kök ganglionunun direkt basıya maruz kalmasına bağlı olabilir. Semptomlar Quadriceps zayıflığı Hipoaktif patella refleksi İlgili dermatomda bozulmuş duyu Radyolojik Tanı Myelografi Sinir kökü basısının, sinir kökü kılıfının distalinde olması nedeniyle, suda çözünür ajan kulanılsa bile olguların %87’nde başarısız olur. BT Epidural yağın yerini değiştiren ve intervertebral foramen ve lateral resese girerek buradan çıkan sinir kökünü etkileyen bir kitle gösterir. Sensitivitesi yaklaşık %50’ sonrası çekilen BT en duyarlı testlerden biridir. %94 MRG Nöral foramenden geçen sagittal görüntüler disk herniasyonunu göstermeye yardım edebilir. Cerrahi Foraminal Diskler; Sinir kökü veya kauda equina üstünde aşırı retraksiyon oluşturmadan dural kesenin lateralindeki bölgeye ulaşabilmek için genellikle mezial fasetektomi gerekir. Diskektomi ile beraber fasetektomi instabilite riskini arttırdığı için alternatif teknik olarak alttaki süperior artiküler fasetin yalnızca lateral parçasını çıkarmak sunulmuştur. Ayrıca endoskopik teknikler de bu yerleşimdeki herniye uygun olabilir. Foramenin Dışına Herniye Olmuş Diskler Orta Hat Hemilaminektomi Lezyon tarafındaki faset parsiyel veya tam olarak alınır. Çıkan sinir kökünün bulmanın en güvenli yolu, sinir aksillasını ortaya koymak için üst vertebranın inferior parçasına yeteri kadar laminektomi yapmak ve sonra herniye lomber disk belirlenene kadar faseti alarak siniri lateral olarak nöral foramene doğru takip etmektir. Lateral Yaklaşım Paramedian kesiden girilir.
Full endoskopik diskektomi bel fıtığı cerrahisi tekniklerinde en yeni yöntemlerden biridir. Endoskopik cerrahi endoskop adı verilen alet aracılığıyla uygulanır. İki tür yöntemle uygulanır. İlk yöntem belin yan tarafından uygulanır ve “Transforaminal Girişim” adı verilir. İkinci yöntem ise belin arka tarafından uygulanır ve “İnterlaminar Girişim” adı verilir. Endoskop 5mm’lik küçük kesi içinden doğrudan fıtık alanına gönderildiği için kasların sıyrılması, kemik dokunun çıkartılması gerekmez. Böylece hasta aynı gün taburcu olup çok kısa zamanda normal yaşamına dönebilir. Endoskopik cerrahinin bir diğer yararı da kullanılabilecek anestezi yöntemleridir. Yandaş hastalıklar ya da ileri yaş nedeniyle anestezi riski olan veya anestezi almaktan korkan hastalarda lokal anestezi ile uygulanabilir. Bu durumda sadece endoskobun giriş alanı uyuşturularak ameliyat gerçekleştirilir. Endoskopik cerrahinin bir diğer yararı da nüks eden hastalarda kolaylıkla uygulanabilmesidir. Daha önce mikro cerrahi yöntemle ameliyat olmuş ve ardından nüks gelişen hastalarda yeniden mikro cerrahi uygulaması risklidir. Bu durumda endoskopik cerrahi kolaylıkla uygulanabilir ve mikro cerrahi yöntemin yeniden uygulanmasına göre daha az risklidir. Endoskopik ameliyatın avantajları nelerdir Her iki teknikte de hastanın dokularına herhangi hasar verilmez. Kemik ve yumuşak dokulara dokunulmadığı için ameliyat sonrasında dokularda yapışıklık problemi olmaz. Kanama olmadığı için kan verilmesi vb. sorunlar yaşanmaz. Transforaminal teknik lokal anestezi altında, sadece endoskobun girdiği cilt alanı uyuşturularak yapılabilir. Böylece özellikle ileri yaşta ve yandaş hastalıkların var olduğu durumlarda genel anestezi riski ortadan kaldırılmış olur. Hastalar aynı gün taburcu olabilirler. Çalışma yaşamına dönüş süresi kısadır. Kozmetik etki hemen hiç yoktur. Hangi hastalara uygulanamaz? Bel fıtığının yanı sıra, aynı bölgede dar omurilik kanalı, omurga kayması, omurga kırığı ve çıkığı olan hastalarda, fıtığın uzun süreli olup sertleşip kemikleştiği veya ender de olsa hastanın anatomik yapısının iki tekniğe de uygun olmadığı durumlarda endoskopik cerrahi uygulanmaz. Bu hastalarda “UBE” Unilateral Biportal Endoskopik Dekompresyon ameliyatını uyguluyoruz.
bel fıtığı beyin ve sinir cerrahisi